Konya İnanç Özgürlükleri Platformu 216. Hafta basın açıklamasını gerçekleştirdi. Platformun bu haftaki konusu Van’da meydana gelen deprem idi. Depremle birlikte toplumsal acziyetlerin, zafiyetlerin, hastalıkların ve sapkın fikirlerin ortaya döküldüğünü savunan Platform Sözcüsü Ahmet Bayam, “Acılar, bunları konuşmamıza mani oluyor. Fakat ölümün ve acının tabi gerçekliği hayatın devam ediyor olması ilkesine mani değildir. Hayat her şeye rağmen devam ediyor. Ve konuşmamız gereken pek çok sorunumuz var... Terörden bahsederken, baskılardan zulümden bahsederken, hırsızlıktan talandan bahsederken, hep bir ana mesele üzerinde durduk. Allah'ı ve onun indirdiğini ötelemek ve onun değerlerini görmemezlikten gelmek. Hep çözüm olarak tevhid ve adaleti önerdik. Ulusalcılık, ırkçılık ve bunlardan kaynaklanan cahili anlayışlar, ülkemizin en sistematik sorunlarıdır dedik. Van depremini ulusalcı bir yaklaşımla okumaya çalışıp ırkçı söylevler geliştirenler, bu hastalığın ne kadar derinleştiğini ve kronikleştiğini açıkça göstermektedir. Tabi bir afeti ideolojik bir yorumla okumaya kalkışmak, ırkçı kafanın basit ürünü olmakla birlikte, Allah'a atılan büyük bir iftiradır da... Allah'ı ırkçı ve ulusalcı, inançlarının payandası ve destekçisi göstermeye çalışan bu sapkın anlayışı şiddetli bir şekilde tel’in ediyoruz. Allah onların uydurduklarından münezzehtir. Ve hiçbir cahili ideolojinin destekçisi de değildir” dedi. “Depremde gördük ki, can ve mal kayıpları, depremim şiddetinden ve etkisinden değil, ihmallerden, hırsızlıklardan, yolsuzluklardan ve bilgisizlikten kaynaklanmaktadır” diyen Bayam, “Hala en büyük zararı kamu binaları görmekte, en büyük can ve mal kaybı kamu binalarında olmaktadır. Her şeyin sahtekârlığını bulan her şeyin sahtesiyle yetinen bir anlayış binalarda da malzemeden çalınca, inşaat yapmak yerine inşaata benzeyen şekiller üretince can ve mal kaybı ortaya çıkıyor. Bu tabî afeti, yağmaya/ hırsızlığa ve yolsuzluğa bir sebep gibi algılayıp insanların acılarından dünyalık elde etmeye çalışan çirkin ve ahlaksız güruhun nasıl bir psikoloji içerisinde olduğu ve hangi sapkın anlayışın ürünü olduğu merak konusudur. Halkımızın acılarını en içten bir şekilde paylaşıyor, onlara sabr-ı cemil diliyoruz. Halkımızın büyük bir kardeşlik bilinciyle gerçekleştirmekte olduğu yardım seferberliğini destekliyor, coğrafyaların, siyasal çatışmaların, kavmi ve cahili değerlerin, kardeşliğimizi zayıflatamayacağını bir kez daha yineliyoruz” diye konuştu.
(KONYA POSTASI)