Toplantıya Tarım İl Müdürü Bülent Alparslan, KTB Başkanı M. Uğur Kaleli, TMO Konya Şube Müdürü Yaşar Kesen,Ulusal Hububat Konseyi Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr.Bayram Sade, Ulusal Hububat Konseyi Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Yılmazkart, Orta Anadolu Un Sanayicileri Federasyonu Başkanı Rıfat Hekimoğlu, Konya Toprak Su Kaynakları Müdürü Dr.Çetin Palta, ZMO Konya Şube Başkanı Özkan Taşpınar, Meram Ziraat Odası Başkanı Ali Ataiyibiner, Karatay Ziraat Odası Başkanı Lütfi Topbaş, TSÜAB Başkanı Ahmet Yılmaz, Önder Çiftçi Derneği Başkanı Erol Sözen, Bahri Dağdaş UATAE Şube Müdürü Yasin Kaya,S.Ü.Ziraat Fakültesi Öğretim Üyeleri Prof.Dr.Ali Topal, Prof. Dr.Selman Türker, Prof.Dr.Süleyman Soylu, Prof.Dr.Nizamettin Çiftçi, Prof.Dr.Sait Gezgin, Toprak Su Araştırma Enstitüsü’nden Dr. Yusuf Işık katıldılar.
Moderatörlüğünü Ulusal Hububat Konseyi Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Bayram Sade’nin yaptığı, TMO yeni alım sisteminin üreticiye daha iyi anlatılması ve üreticinin kaliteli üreterek daha çok kazanması amacıyla yapılan toplantıda, mevcut durum ve ileride yapılması gerekenler masaya yatırıldı. Kurum ve kuruluşlar olarak ayda bir istişare toplantısının devam ettirilmesinin karara bağlandığı toplantıda, üreticilerin bilgilendirilmesi amacıyla bir bilim ve yayım kurulu oluşturuldu. Konya’nın çok büyük bir alana sahip olduğunun belirtildiği toplantıda, her bölgeye has sulama, gübreleme ve ilaçlamanın planlanıp, bunların üreticilere duyurulması kararlaştırıldı. Üreticilerde ‘Kalite’ bilincinin oluşturulmasının çok önemli olduğunun benimsendiği toplantıda toprak analizinin önemi, sertifikalı tohumluk kullanımı, anızların yakılmaması, doğru zamanda ve doğru oranda gübreleme ve ilaçlamanın üzerinde duruldu. Başkanlığını Prof. Dr. Ali Topal’ın yaptığı Komisyon, önümüzdeki günlerde hazırlanacak bir eylem planı ile birlikte çalışmalarına başlayacak.
Toplantıda TMO’nun yeni alım sisteminin, olumlu bir gelişme olduğunu belirten Konya Ticaret Borsası M. Uğur Kaleli, yeni alım sistemi cihaz birliğini de sağlayarak, ülke genelinde analiz değerlerine birlik ve güven getirecektir. Uygulamaya geçen yeni sistem ve politikaların, Avrupa Birliği rekabet faslında belirtilen kriterler göz önüne alındığında ne kadar değerli olduğu daha iyi anlaşılacaktır.”diyerek her şeyden önce yeni sistemin; üreticilere kaliteli üretenin daha çok kazandığını gösterdiğini ve üreticide ‘kalite’ bilincin oluşmasını sağladığını belirtti. Bazı üreticilerin işletme mantığından uzak geleneksel yöntemlerle ürettiği ürününü hiç bir yerde yüksek fiyata satamayacağını gördüğünü belirten Kaleli, üreticinin artık kendi istediği ürünü değil, piyasaların ihtiyacı olan ürünü üretmesi gerektiğini anladığını ifade etti. Kaliteli ürünün pazarlanmasında bir sıkıntı yaşanmadığı belirten Kaleli, “TMO’daki anlayışın değişmesi ile çiftçi mantalitesi de değişmeye başlamış, kaliteli üretim yapan çiftçi ekonomik olarak ödüllendirilmiştir. TMO’da, borsalarda ve sektörün alım noktalarında modern cihazlarla analiz yapılmaya başlanması; sektörel bütünlüğü sağlamış, alım ve fiyatlandırmanın bilgisayar ortamında yapılması, insan faktörünü en az seviyeye indirmiştir. Alım hızının artmasıyla çiftçilerin TMO alım merkezleri önünde arzu edilmeyen beklemeleri azalmış, genel olarak TMO’ya olan güven artmıştır.”dedi.
SANAYİCİ VE TÜCCAR KALİTELİ ÜRÜNE DAHA KOLAY ULAŞACAKTIR
Yeni alım sisteminin sanayici ve tüccarın uluslar arası kriterlere göre tasniflenmiş ürünlere ulaşmasını kolaylaştıracağına işaret eden Kaleli, “Çeşide değil kaliteye bakarak alım yapmaya başlayan sanayici ve tüccar, ucuz ürüne değil kaliteli ürüne yönelerek, kaliteli üretimi teşvik edecektir. Protein esaslı sektör tanımlamalarının yapılmasıyla tüccarların ürününe kolay pazar bulmasının yolu açılmıştır. Yeni alım sistemiyle istediği kalitede ürüne kolayca ulaşacak olan sektör; kısa, orta ve uzun vadede planlamalarını kolayca yapabilecektir. Sanayici ve tüccar, yıllardır istediği TMO’nun yeni alım sistemini iyi bir gelişme olarak görmüştür.”dedi.
EĞİTİME ÖNEM VERİLMELİ
Bu yıl kaliteli üretim yapıp Yeni Alım Sistemi’yle satan üreticimiz daha çok gelir elde ettiğini ifade eden Kaleli, “ Geleneksel yöntemlerle üretim yapan çiftçiler ürününü düşük fiyattan satmış, fakat rekoltenin bu yıl iyi olmasından dolayı çiftçinin gelirinde miktar olarak bir düşüş olmamıştır. Bazı çiftçiler bu nedenle Yeni Alım Sistemi’ndeki “kaliteli ürüne yüksek fiyat” gerçeğini görememiştir. Bu bağlamda kaliteli üretim konusunda üreticileri bilinçlendirmek için acilen bakanlığımız, üniversiteler, TMO, borsalar, ziraat odaları, tarım kredi kooperatifleri, sanayiciler ve sivil toplum örgütleri işbirliği içerisinde hareket ederek çiftçi eğitimine destek vermelidir. TMO’nun müdahaleci prensiplerden vazgeçerek piyasaları düzenleyici pozisyonda olması ve Yeni Alım Sistemini kararlılıkla uygulaması, Avrupa Birliğine uyumda sektörün elini güçlendirecektir.”dedi.
BUĞDAY İTHALATINA SON!
Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Bülent Alpaslan ise, “Yeterli kalitede buğday üretimi gerçekleşmediği için Türkiye yılda 3 milyon ton buğday ithal etmek zorunda kalıyor. Biz geliştireceğimiz projelerle çiftçilerimizi bilinçlendirerek Konya’da üretilen buğdayın kalitesinin artmasını sağlamak istiyoruz” dedi.
BUĞDAY İTHALİNİN ÖNÜNE GEÇİLECEK
Çiftçinin bilinçlendirilmesiyle buğday kalitesinin artacağını öngördüklerini belirten Alpaslan “Böylelikle en azından önümüzdeki yıl bir milyon tonluk ithalatı bu yolla engelleyebileceğimizi hesapladık. Bunun için gerekli çalışmaların koordinasyonu Valilikçe müdürlüğümüz uhdesine verildi. İlgili kurum ve kuruluşlarımızın da katkısıyla hedeflediklerimizi hayata geçirmemiz mümkün olacak” dedi.
TMO ALIM SİSTEMİ VE KALİTE
Toplantıda konuşan Ulusal Hububat Konseyi Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Bayram Sade de, “TMO 2011 buğday alım stratejisinde yenilik yaparak bir ilke imza atmıştır. Alım grubu ve kot değişikliği ile proteine dayalı alım sistemine geçmiştir. Ekmeklik buğdaylar 6 alım gurubu yerine 4 alım grubuna düşürülmüştür. Üreticiye proteine göre yüzde 12 protein üzeri yüzde 1-3 ilave fiyat verilecek, %11.5 ve altı proteinde %1-2 daha düşük fiyattan alınacaktır. Bu sisteme göre bu yıl alım yapılmış olup, en azından Ülkenin kalite grupları haritası ortaya çıkmıştır. En azından yüksek protein içerenler ayrı depolarda muhafaza edilerek, yüksek kalitede ekmeklik buğday ihtiyacının bir bölümünün Ülke içinden sağlanarak, kalite amaçlı buğday ithalatının boyutu önemli ölçüde azalabilecektir. Bu yıl ortaya çıkan veri, ekmeklik buğdaydaki mevcut durumuzu ortaya koymuş olmakla kalmamış, sadece protein esaslı depolamayla bile yüksek proteinli ekmeklik buğday ithalatını azaltma imkanını da ortaya çıkarmıştır. Ayrıca proteine dayalı yeni alım sistemi üreticinin protein kavramıyla tanışmasına ve yüksek proteinli ürünlerin yüksek fiyatla işlem gördüğü konusunda farkındalık oluşmasına katkıda bulunmuştur. Sonraki üretim yıllarında ise, tüm kesimlerin sorumluluk alması ile yukarıda özetlendiği üzere, kaliteli tane üretme potansiyeli yüksek çeşitlerin, sertifikalı tohumluk kullanımın yaygınlaştırılması, üreticilere yetiştirme tekniklerinin kaliteli ürün oluşturulacak şekilde kombine edilmesinin benimsetilmesi ile süratle yüksek proteinli ürün oranında süratli bir yükselişin olacağı ve kısa sürede yüksek kaliteli ürün sorunun çözüleceği beklenilmektedir. Ülke genelinde ulaşılacak hedef %12 nin üzerinde proteine sahip ürün oranının % 50 ye yükseltilmesi, %10.5 in altında ürün oranının ise %15 in altına düşürülmesi olmalıdır” diye konuştu.
(KONYA POSTASI)