“Son günlerde yoğunlaşan çatışmalarda yaşananlar, otuz yıldır Türkiye’nin kanayan yarası olan Kürt sorununda siyasi iktidarların bütün söylediklerinin bir anlamı olmadığını göstermiştir” diyen Bektaş, “Son dönemde özellikle Başbakan ve kimi hükümet yetkilileri tarafından daha fazla kan ve gözyaşı dökmekten başka bir anlamı olmayan açıklamalar yapılması, savaş dilinin barış dilinden daha baskın hale gelmesinin bedelini, bu ülkenin daha hayatının baharında olan gençleri yaşamları ile ödemektedir” dedi. Hakkari’de yaşananların, bugüne kadar yaşanan acıları daha da derinleştirdiğini kaydeden Bektaş, “Türkiye’nin dört bir yanındaki ocaklara düşen ateş hepimizin yüreklerini dağlamıştır. Yaşamlarının baharında olan, aileleri yoksulluğun pençesinde ayakta kalma savaşı veren gençlerimiz, yine arkalarında gözü yaşlı analar, eşler ve çocuklar bırakmıştır. Yaşanan acılara artık yeter denilmeli, yıllardır akan kan ve gözyaşları artık dinmelidir. Yoksul emekçi halkımız ve onların çocukları daha ne kadar bedel ödeyecektir. AKP hükümeti bir taraftan tüm halkın barış ve akan kanın durması yönündeki talepleri görmezden gelirken, yaşanan ölümleri arttırmak, savaşı büyütmek için elinden geleni yapmaktadır. Böylesi dönemlerde daha sorumlu davranması gereken siyasilerin attıkları savaş çığlıkları, tüm ülke için daha fazla ölüm, daha fazla acı ve gözyaşından başka bir anlam taşımamaktadır. Ancak nedense acılar hep yoksul halkın kapısını çalmakta, ateş sadece düştüğü yeri yakmaktadır. Türkiye’nin yıllardır yaşadığı bu acıları yaşamasının öncelikli sorumlusu olan siyasilerin daha fazla savaş ve şiddet çığlıkları karşısında “artık kimse ölmesin” talebinin daha yüksek sesle dillendirilmesinin ve barışı savunmak için somut adımlar atılmasının zamanı gelmiştir. Yaşanan acılara son verilmesi için, gençlerimizin hayatının baharında ölmesine daha fazla seyirci kalamayız, kalmamalıyız. Türkiye’nin bugün için en acil ihtiyacı daha fazla kan ve gözyaşı dökülmesi değil, acil olarak barışın tesis edilmesidir” şeklinde konuştu.
(KONYA POSTASI)