Ansari, Mevlana Üniversitesi tarafından gerçekleştirilen fahri doktora töreninin ardından Mevlana Müzesi'ne geldi.
Ansari, burada yaptığı ziyaretin ardından Mevlana Kültür Merkezi'nde düzenlenen sema gösterisini izledi.
------
Ansari: ''Libya'daki durumun normale dönmesinin demokratik normların rehberliğinde, çoğunluk beklentilerine cevap verecek ve Libya'nın egemenliğini, bütünlüğünü koruyacak şekilde Libya halkının kendi ellerinde olması gerektiğine inanıyoruz''
Hindistan Cumhurbaşkanı Yardımcısı M. Hamid Ansari, ''Bizler Suriye'de bir çok sivil ve güvenlik görevlisinin ölümüyle sonuçlanan ve toparlanmayan durumdan da endişe etmekteyiz. Kim tarafından gerçekleştirilirse gerçekleştirilsin yaşanan şiddet bizi kederlendirmektedir'' dedi.
Hindistan Cumhurbaşkanı Yardımcısı M. Hamid Ansari Konya'da, Mevlana Üniversitesi tarafından gerçekleştirilen fahri doktora töreninde, Libya'daki ayaklanmanın hızlı değişen bir durumla karakterize edilip, Ulusal Geçiş Konseyi'nin şu an etkin kontrolünün sağlanmış durumda olduğunu ifade etti.
Ansari, durumun normale dönmesinin demokratik normların rehberliğinde, çoğunluk beklentilerine cevap verecek ve Libya'nın egemenliğini, bütünlüğünü koruyacak şekilde Libya halkının kendi ellerinde olması gerektiğine inandıklarını söyledi.
-Suriye ve Afganistan-
Ansari, Hindistan'ın yeniden yapılanma sürecinde Libya halkına elinden gelen tüm yardımı sağlamak konusundaki istekli olduğunu belirterek, ''Bizler Suriye'de birçok sivil ve güvenlik görevlisinin ölümüyle sonuçlanan ve toparlanmayan durumdan da endişe etmekteyiz. Kim tarafından gerçekleştirilirse gerçekleştirilsin, yaşanan şiddet bizi kederlendirmektedir. Suriye Hükümeti geniş kapsamlı tedbirler açıkladı. Bunların uygulanması için hükümete zaman ve ortam verilmelidir. Uluslararası toplumun eylemleri, yaptırım tehditleriyle durumu daha da karışık hale getirmekten ziyade, Suriye hükümeti ve muhalefetin siyasi yükümlülüklerini kapsayacak ve kolaylaştıracak şekilde olmalıdır'' diye konuştu.
Hindistan'ın de yer aldığı bölgede son otuz yıl içerisinde hızlı, sık ve karmaşık değişiklikler yaşandığına dikkati çeken Ansari, coğrafi olarak güney ve Orta Asya arasında denge unsuru olan Afganistan'ın, halktan halka tarihsel bağları olan bir komşu olduğunu dile getirdi.
''Buradaki kardeşin kardeşi öldürdüğü çatışma bölgesel ve uluslararası barış ve güvenliğe bir tehdit konumunda. Hindistan'ın kanaatinin barış sürecinin Afgan öncülüğünde, şeffaf, kapsamlı, Afgan Anayasası'nın kabulüne dayalı olması yönünde'' diyen Ansari, şunları kaydetti:
''Uluslararası toplum Afganistan'ın egemenliğini, toprak bütünlüğünü ve birliğini garanti altına alacak etkin tedbirler almalıdır. Afgan halkı yeterince acı çekmiştir. Dış müdahaleler, tehdit ya da gözdağı olmaksızın kendi kaderi konusunda karar alması sağlanmalıdır. Ne küresel veya bölgesel gücün yeniden dağılımının yansıması ne de bir devlet ya da devletler grubunun dar ekonomik ve siyasi menfaatlerinin gözetildiği bir platform olmalıdır. Tüm anlaşmazlıklar barışçıl yollarla, şiddete ya da şiddet tehdidine başvurmadan çözülmelidir. Aynı işbirlikçi yaklaşık Afrika ülkeleri politikamızda da aşikardır. İnanıyoruz ki halkı, Afrika'nın en değerli kaynağıdır. Hindistan da Türkiye gibi çok taraflılığın güçlü bir taraftarıdır.''
-''Uluslararası terör tüm uluslar için acil bir tehdit''-
Küresel ilişkilerde dönüşümsel değişikliklerin gerçekleştiği bu çağda etkin şekilde karşılık verebilmek adına BM'nin bir reform ve yeniden yapılanma sürecine girmesi gerektiğine inandıklarını dile getiren Ansari, BM'nin yeniden yapılanması ve reform sürecine girmesi konusunda gayretlerinin devam ettiğini söyledi.
Uluslararası terörün tüm uluslar için acil bir tehdit ve sınır tanımadığının altını çizen Ansari, sözlerine şöyle devam etti:
''Deniz iletişim rotaları boyunca deniz ticareti, devlet kontrolü dışındaki ve uluslararası sorumluluk kapsamında olmayan yerlerde korsanların kaçırmasına maruz kalıyor. Çoğunluğu etkileyen küresel ısınma ve iklim değişikliği, sürdürülebilir gelişmeyle hem ulusal hem de uluslararası tarafsızlık konuları, uluslararası düzene karşı önemli sıkıntılar yaratmaktadır. Türkiye ve Hindistan çoğulcu gelenekler ve çok kültürlü toplumların desteklenmesi, sürdürülmesine ihtiyaç olduğuna inanmaktadır. Ekonomilerimiz, gelir ve istihdam fırsatlarının milyonlarca vatandaşımıza sağlanması, onların hayat standartlarının iyileştirilmesini sağlayacak şekilde hızla büyümektedir. Her iki ülkede terörle karşı karşıya kalmış, terörle mücadelede uluslararası ortamda işbirliği yapmıştır.''
-Ensari'ye Fahri Doktora ünvanı-
Ansari'nin konuşmasının ardından Mevlana Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Bahattin Adam, üniversite senatosunun gerek uluslararası ilişkilerdeki çalışmaları ve gerekse Türkiye-Hindistan ilişkilerinin gelişmesine katkısı nedeniyle Konuk cumhurbaşkanı yardımcısına ''uluslararası ilişkilerde Fahri doktora ünvanı'' verilmesi kararı aldığını bildirdi.
Hindistan ve Türkiye arasında tarihten gelen köklü ve derin bağlar olduğunu belirten Rektör Adam, her iki ülkenin birçok ortak kültürel değerlere sahip olduğunu vurguladı.
Adam, şöyle devam etti: ''Halkı Kurtuluş Savaşı'nı madden ve manen destekleyen Hindistan bağımsızlığını kazanır kazanmaz Türkiye tarafından tanınmış, iki ülke arasında diplomatik ilişki tesis edilmiştir. Üniversitemiz senatosu gerek çalışma hayatınız boyunca bulunduğunuz ülkelerde uluslararası ilişkilere önem vermeniz, gerekse Cumhurbaşkanı Yardımcısı sıfatıyla Türkiye ve Hindistan arasındaki ilişkilerin gelişmesinde rol alarak dünya barışına yapmış olduğunuz katkılardan dolayı size uluslararası ilişkiler alanında fahri doktor unvanı verilmesine oy birliğiyle karar verildi.''
Rektör Adam, daha sonra düzenlenen fahri doktora töreninde Ansari'ye diplomasını vererek, cübbe giydirdi.
Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek de, Ansari'ye fahri hemşehrilik beratını verdi. Ansari'ye çeşitli hediyeler sunuldu.
Törene, Konya Valisi Aydın Nezih Doğan çok sayıda davetli katıldı.
(AA)