Sancıoğlu Camii İmamlığından Konya Müftülüğüne  
“İmam Hatipliler Hak Yolunun Yolcuları” adlı yazı dizimizin bugünkü bölümünde, Konya İmam Hatip Okulunu 1973-74 döneminde birincilikle bitiren 17. Dönem mezunu olan, okulun 177 nolu öğrencisi, Konya Yüksek İslam Enstitüsünü 1977-78 döneminde birincilikle bitiren, Konya Sancıoğlu Camii İmamı, Cihanbeyli Müftüsü, İstanbul Haseki mezuniyetinden sonra, Haseki de öğretim görevliliği yapan, Türkiye’nin Avustralya Sidney Din Ateşesi, Konya merkez Meram İlçesinin ilk Müftüsü, üst üste iki dönem Din İşleri Yüksek Kurulu Üyesi, halen Konya İl Müftülüğü yapan Şükrü Özbuğday’ın, İmam Hatip Okullarına bakışını ve o yıllara ait anlattıklarının ve hatıralarının birinci bölümünü sizlerle paylaşıyoruz.  
   2011-10-13 00:04:43  

BEN ŞÜKRÜ OĞLU ŞÜKRÜYÜM

 

1952 yılının Temmuz ayında Konya’da dünyaya geldim. Ama nüfusa 5.1.1953 olarak kaydedilmişim. Doğumundan altı ay sonra nüfus kaydım yapılmış.

Babamın adı da Şükrü. Aslında benim ismimi babam vermemiş. Dayım ekmekçi Şükrü Eşiyok, Konya’nın tanınmış fırıncılarından. Civeleklerinde ortağıymış.

Benim doğumundan bir hafta önce ani bir rahatsızlık geçirerek vefat etmiş. Ağabeyini çok seven annem, ağabeyim dünyaya geldi diyerek bana Şükrü adını vermişler.

Ben Şükrü oğlu Şükrüyüm. Bir tevafuk olarak kayınpederimin adı da Şükrü.  Kayınpederim Şükrü Bağrıaçık, Konya’nın tanınmış hafızlarından, Kapı Camiinde kırk yıl mukabele okumuş bir hafız.

Rahmetli babam vefat edeli bir yıl olmuştu. O zamanlar yurtdışı görevindeydim. En küçük oğlum dünyaya geldi.

Bizde yeni doğan çocuğun adını ne koyalım diye ailenin büyüklerine evvela bir sormak adettir. Anneme sordum.

Annem, Şükrü olsun oğlum dedi.

Bende Şükrü isminin başına Mustafa ilave ettim. böylece en küçük çocuğumun adı Mustafa Şükrü oldu.

 

HIFZIMI CEMİL ESKİÇORAPÇI’DA TAMAMLADIM

 

Ben aslen Konya Uluırmak-Saka mahallesindenim. Konya’nın yerlisiyiz. Sülalemin büyükleri baba dedem ve onun babası, Uluırmak mezarlığında medfunlar.

İlkokulu Uluırmak İlkokulunda okudum. Beş yıllık bu dönemde, iki öğretmenim oldu. İlkokul birden itibaren, 3. Sınıf dahil Şevket öğretmende okudum.

Lakabına “Kör Şevket” derlerdi. Uzun boylu, dürüst, samimi ve ciddi bir öğretmendi. Allah rahmet eylesin, galiba emekli olmuştu.

4. ve 5. Sınıfta Ali İhsan Aslan bizi okuttu.

Ben 4. Sınıftan itibaren Kuran-ı Kerim öğrenmeye başladım. Bizim mahallede aynı zamanda komşumuz olan Marangoz Hasan Özketen bana Kuran-ı Kerim öğretmeye başladı.

Oğulları Ahmet, Ali ve Mehmet Özketen hafızdılar.

Hasan Özketen amca bendeki kabiliyeti görünce babama Kapı Camii İmamı Cemil Eskiçorapçıya beni göndermesini söylemiş.

Babam beni Cemil Efendi Hocaya götürdü. Okutmasını istedi.

Hocam fahri olarak kendi evinde çocuk okuturdu. Yetiştirdiği son hafız benim.

Mükemmel bir insandı, Cemil Efendi Hocam.

1964-67 arasında ona devam ettim. İlkokul 4. ve 5.sınıfta başlayan talebeliğim, okul bittikten sonra da devam etti.

5. sınıftan sonra, iki yıl daha okumaya devam ettim.

Babam öğrendiklerim pekişsin diye, Hocamdan beni bir yıl daha okutmasını istedi. Bir yıl daha okudum.

Hocam çok ciddi ve disiplinliydi.

Bizde hafta tatili, yaz tatili diye bir şey yoktu. Hiç ara vermeden, hiç tatil yapmadan okumaya devam ederdik.

Hanımı, oğlu ve gelini bizim kahrımızı çekerlerdi. Hocamızın evi kendi evimiz gibiydi. Adeta o evin bir ferdi gibiydik.

Hem okumaya hemde kıraat dersi almaya devam etim.

Hocamızın hanımı Fadime Hanım Teyze annemiz gibiydi. Evlatlarından bizi hiç ayırmazdı.

Öğrencilik yıllarında bazen verilen dersleri yapmaz, çalışmazdık. Hocam bize kızar, bazende döverdi. Dayağı aracı yer derler ya. Fadime Teyze Hocayla bizim aramıza girer, Hocanın değneğinde o da nasibini alırdı.

 

HAFIZLIK BÜYÜK ŞEREF

 

Babam bağ ve bahçe işleriyle uğraşır, sebze ve meyve yetiştirir, geçimini o şekilde temin ederdi.

Ben gibi on kişiye ihtiyacı vardı. ancak beni okutmak için çalışan insanlar tuttu.

Biz kışın Uluırmak’ta, yazın Ekmekkoçu’da otururduk. Ekmekkoçu’daki evimizde elektrik yoktu. Gaz lambası vardı.

Ben bana verilen ezberleri ve dersleri gaz lambası ışığında çalışırdım.

Rahmetli annem beni kaldırır, gaz lambasını yakar, uyuyakalmayayım, gaz lambasını devirip yangına sebebiyet vermeyeyim diye, sabaha kadar yatmaz, çorap örer, beni beklerdi.

Allah her ikisinde rahmet eylesin.

Hafızlık büyük bir şeref. Kolaylıkla elde edilen bir şey değil. hafız olurken anne ve babamın çok büyük desteği oldu.

Hafız olmamda Hocam Cemil Eskiçorapçı’nın, onun hanımının ve hane halkının büyük emeği geçti.

Annemin duasının büyük bereketi vardı.

İmam Hatip Okulunun ilk mezunlarından benimde hocam olan Kamil Yaylalı Bey’in kapı Camiinde yapılan hafız duasına, Kamil Hocamın annesi, benim annemi de davet etmiş.

Annem o hafız duasını gördükten sonra, “ Yarabbi diyor, bana bir erkek evlat nasip et, böyle hafız olsun”

Hafız olmama annemin bu bereketli duasının sebep olduğuna inanıyorum.

Hafızlığı bitirenlere o yılarda resmi bir belge veriyorlardı. Cemil Efendi Hocam beni gayri resmi hafız olarak yetiştirmişti.

Hafızlığı bitirmeme üç ay kala Hacıhasanbaşı Kuran Kursunun Müdürü Ahmet Büyüksakarya ile konuşmuş.

Benim bir öğrencim var. Gelsin sende imtihana girsin demiş. Ahmet Büyüksakarya kabul edince hafız olacak beş öğrenciyle birlikte imtihana girdim.

Yapılan imtihanı kazanarak, Hacıhasanbaşı Kuran Kursundan hafızlık belgemi aldım.

Ancak ben Cemil Efendi Hocamın hafızı olarak yetişmiştim.

Kayıtlarda Hacıhasanbaşı Kuran Kursunun hafızı olarak görünüyorum.

 

İMAM HATİPLERE RAĞBET ÇOKTU

 

Cemil Efendi Hocamın teşviki ile İmam Hatip Okuluna girdim. O yıllarda İmam Hatip Lisesi denmiyor, İmam Hatip Okulu deniyordu.

İmam Hatiplere rağbet çoktu. Rağbet çok olunca imtihan vardı. Ancak o yıl Ulurmak’a İmam Hatip Okulunun şubesi açıldı.

O yıla mahsus sınıf çok olduğu için imtihan yapılmadı.

Oysa kültür dersleri başta olmak üzere benimle birlikte bir çok öğrenci imtihan olacak diye imtihanlara hazırlanmış ve ders almıştık.

Ben Matematik dersini Ahmet Öge Hocadan almıştım.

Şimdiki Nuraniye Kuran Kursu, o yıllarda İmam Hatip Okulunun şubesiydi. Dört yıllık ortaokul kısmının ilk üç yılını Uluırmak’ta okudum.

4.sınıfa geldiğimizde, 4.sınıfı İmam Hatip Okulunda okuduk. Sene sonunda her dersten bitirme imtihanları vardı.

Sınıfı geçen Lise kısmına yani 5.sınıfa geçiyordu. Beşinci sınıfa geçmiştim.

Ben emsallerime göre İmam Hatip Okuluna üç sene geç gittim. Babam bilgilerim pekişsin diye Cemil Efendi Hocama rica etti. Bir yıl daha onda okudum.

Hafızlık büyük nimet. Diyanette görev alacaklar içinde nimet. Hafız olduğum için hiç zorlanmadım. Bütün derslerim iyiydi.

1973-74 döneminde Konya İmam Hatip Okulunu birincilikle bitirdim. Gazi Lisesine müracaat ederek, Lise fark derslerini verip, Lise diplomasını da aldım.

Üniversite İmtihanlarına girdim. Almış olduğum puan Erzurum Atatürk Üniversitesinin bazı bölümlerini tutuyordu. Hacettepe Üniversitesinin birkaç bölümüne de girebilirdim.

O yıllarda değişik meslek dallarından birine başvurup ülkeme hizmet etmek istiyordum. Özellikle öğretmen olmak ve öğrenci yetiştirmek arzusundaydım.

Ama babam Yüksek İslam Enstitüsüne gitmemi istedi. Konya İslam Enstitüsü imtihanlarına girdim ve ilk sırada kazandım.

Babam başka bir okula gittiğim takdirde hafızlığımı kaybedeceğimi, ahlaken yanlışlar yapabileceğimi düşünerek ısrar etti. Beni Yüksek İslam Enstitüsüne yönlendirdi.

Şimdi böyle yaptığı için, beni Yüksek İslam Enstitüsüne gitmeye mecbur ettiği için ona dua ediyorum.

 

SANCIOĞLU CAMİİNDE İMAMLIK YAPTIM

 

Yüksek İslam Enstitüsünde okuduğumuz yıllarda imamlık yapmamıza müsaade ediliyordu.

Konya Müftülüğünde imam olmak için imtihana girdim. O günlerin Konya Müftüsü Derbentli Mustafa Efendinin damadı Mehmet Ulucan’dı.

İmtihanı kazandım. Beni uzak bir camiye vermek istediler. Okuluma çok uzaktı. Gidiş ve geliş kolay olmayacağı için, kabul etmedim.

Ertesi sene tekrar imtihana girdim. 1975 yılında Hakimiyet-i Milliye Okulunun tam karşısında altı dükkan, üstü cami olan Sancıoğlu Camiine imam olarak tayinim çıktı.

Bu camiye halk arasında Boncuklu Camide deniyordu.

Hem imamdım, hemde Yüksek İslam Enstitüsünde öğrenci. Ne hafta sonu izni ne de yıllık izin kullanmadım.

Namaz vakitleriyle, okuldaki ders saatleri zaman zaman çakışırdı. Böyle olduğunda bazı vakit namazlarına yetişemezdik.

Bu bana ayrı bir mahcubiyet vermişti. Okulda işimiz biter bitmez hemen görevimin başına koşar, izin kullanmak, izin almak aklımıza gelmezdi.

Meram Müftülüğü yaparken, hem okuyan hemde imamlık yapan öğrenciler vardı. Onların  bizim dönemimizde gösterdiğimiz hassasiyetleri göstermemeleri beni çok üzmüştü.

 

DİPLOMAMI VALİ HALİLOĞLU VERDİ

 

1977-78 döneminde Yüksek İslam Enstitüsünü birincilikle bitirmiştim. Dönemin Konya Valisi Ömer Haliloğlu, mezuniyet diplomamı verdi. O günün anısına bir de kol saati hediye etmişlerdi. O saati hala saklarım.

Saatin arkasına 1977-78 Yüksek İslam Enstitüsü birincisi diye yazmışlardı.

Okulu bitirdikten sonra, madem dedim bu mesleğe hizmet edeceğim, Müftü ve vaiz olarak hizmet etmeliyim diye düşünerek 1978 yılında Müftülük ve vaizlik imtihanlarına girdim. İmtihanları kazananları ya İlçe Müftüsü yahut İl Müftü Yardımcısı olarak tayin ediyorlardı.

İmtihanı kazandım. Sivas Müftü Yardımcısı olarak tayin emrim geldi. o günlerde Sivas olayları vardı. Açıkçası Sivas’a gitmeye cesaret edemedim.

1979’da Cihanbeyli Müftülüğü boşalmıştı. Müracaat ettim ve Sancıoğlu Camii imamlığından Cihanbeyli Müftülüğüne gittim.

Orada iki yıl görev yaptım. Ben Cihanbeyli’de görevliyken 12 Eylül oldu.

12 Eylül Cuma günü Konya’daydım. Cuma olduğu için, hazırlık yapmam ve İlçede Cuma’da bulunmak zorundaydım.

Sabahtan Cihanbeyli’ye gitmek için evden çıktım. Sokaklarda askerler vardı. Otogara kadar geldim. Baktım hiçbir otobüs çalışmıyor.

O gün Cihanbeyli’ye gidemedim. Cuma’yı mahallede ki bir camide kıldım. Pazartesi günü görevimin başına döndüm.

 

 

 

 

(KONYA POSTASI)
 
Bu Haber 416 Kez Okundu.  
   
 
 
 
  Yorumlar 0 Onay Bekleyenler 0  



600
   Karakter Kaldı.

Üye olmayan okurlarımızın yorumları "Misafir" kullanıcı adıyla yayınlanmaktadır.

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!

 
   
 
   
   


KÜNYE

ÖMER KARA GAZETECİLİK İLETİŞİM GIDA İNŞAAT TURİZM SAN. TİC.LTD. ŞTİ adına

İMTİYAZ SAHİBİ

ÖMER KARA

 

SORUMLU YAZI İŞLERİ MÜDÜRÜ

ÖNDER ÇİFTCİ

 

EDİTÖRLER

NİHAT ERDOĞAN

MURAT GÜZEL

MUSTAFA EKMEKCİOĞLU

 

REKLAM VE HALKLA İLİŞKİLER

ESER ALDEMİR

GÜLFEM ALADAĞ

KADİR ERGÜN

FADİME FEYZA TUNÇ

 

HUKUK DANIŞMANLARI

AV. SİNAN ÖZKAN

AV. ABİDİN GÜRSOY

İLETİŞİM

Sultan Cem Caddesi 1. Form Apt. No:1/23
Selçuklu/KONYA

Tel: 0 332 321 87 70

Faks: 0 332 321 87 69

bilgi@konyapostasi.com.tr

ajans@konyapostasi.com.tr

muhasebe@konyapostasi.com.tr

haber@konyapostasi.com.tr

reklam@konyapostasi.com.tr

spor@konyapostasi.com.tr

Bize Ulaşın
Adınız

e-Posta

Konu

Mesaj

Güvenlik Kodu