Sosyal Hizmetler Müdürlüğü’ne giderek kızını devlet korumasına vermek için müracaat ettiğini belirten Özcan, “Hayatta olduğum için kızımı kabul etmediler. Ancak benim kızıma bakacak durumum yok. Ne yapmamı bekliyorlar? Devletin kızıma sahip çıkması için kendimi mi öldüreyim? Bir hayırseverin kızıma sahip çıkıp onu evlatlık edinmesini istiyorum.” dedi.
EŞİYLE KAÇARAK EVLENMİŞ
2007 yılında eşini severek kaçırıp evlendiklerini belirten Osman Özcan, “Eşimle 2007 yılında ben otobüslerde muavinlik yaparken tanıştık. Konya’dan Samsun’a yolcu götürüyorduk. Eşim Tuğba’yı bu sırada gördüm ve tanıştık. Daha sonra arkadaşlığımızı ilerlettik. Eşimi Ankara’dan kendi isteği ile Konya’ya kaçırdım. Ancak daha sonra eşimin hamile olduğunu öğrendim. Doğan çocuğa Ahmet ismini verdik. Oğlum 40 günlüktü annesi bir sabah evden çıktı ve bir daha dönmedi. Üç gün sonra tekrar aradım telefonu çaldı “Nerdesin?” dedim “Ben Ankara’dayım” dedi. “Ne yapıyorsun orda evde çocuk var ben bakamıyorum onun anne sütüne ihtiyacı var” dediysem de “Benim böbreklerim ağrıyor, hastanede yatıyorum” dedi ve telefonu kapattı, bir daha da aramadı. Oğlum Ahmet’i anneme verdim ve o baktı. 10 ay gibi bir süre sonra eşim eve döndü ve “Beni affet” dedi. Ben de kendisinden söz aldım ve affettim. Eşim birkaç ay sonra hamile olduğunu söyledi ben de çok sevindim ama ona belirtmiyordum. Aklıma hemen oğlum Ahmet geldi, 40 günlükken bırakıp gitmişti yoksa doğacak çocuğumu da bırakıp gider mi diyordum. Zamana bırakmak zorundaydım her isteği olsun diye devamlı çalışıyordum. Bir kızım dünyaya geldi, ismini Gizem Azra koyduk. Kızım çok güzeldi her gün işten dönüşte acaba eşim evde midir diye heyecanla eve geliyordum.14 ay sonra eşim evi terk etti hastaneye gidiyorum dedi bir daha haber alamadım. Karakola kızımla beraber gittim eşim yok başına bir iş gelmiş olabilir dedim ama bir sonuç alamadım. Kızımla beraber yapayalnız kaldım anneme gidemiyordum oğlum Ahmet’i ona vermiştim 40 günlükken bırakmıştım beni evine almazdı. Artık kızımla beraberdim siz düşünün 14 aylık bir bebekle insan ne yapabilir işe gidemiyordum hiçbir yere bırakamıyordum. Onunla 24 saat beraber zaman geçiriyordum gece ağlıyordu ayağımda sallıyordum altını temizliyordum mamasını yediriyordum. Gerçekten de çok zordu bir baba olarak annelere hak veriyordum.” Dedi.
SOSYAL HİZMETLER ALMADI
Kızıyla birlikte Konya Sosyal Hizmetler Müdürlüğü’ne gittiğini anlatan baba Özcan, “Kızıma elbise verdiler, tekrar geriye geldik, şu an 2 yaşında ona bakacak gücüm kalmadı. Dışarıya çıkamıyorum, bırakacak kimsem yok. Birilerine bırakıp işe gitsem yine akşam onla beraber olacağım, onun ihtiyaçları olacak bir anne kadar ona sevgi veremeyeceğim. Bazen ihtiyaçlarını karşılayamadığım gün de oluyor. Çalışmadığım için cebimde param olmuyor bu gün dışarıda geziyorduk simit gördü cebimde simit alacak param yoktu ki ona simit alayım isyan ediyorum annesine beddua ediyorum onunla evlendiğime. Neden benle evlendi veya ikinci kez gelip ben pişmanım dedi bir kız çocuğu dünyaya getirip tekrar bırakıp gitti. Bazen intihar etmek bile geliyor aklıma niye bunu söylüyorum derseniz kızım 2 yaşında çok şeyini karşılayamıyorum. Bugün Konya Sosyal Hizmetlerine gittim yuvaya vereyim diye ama beni dinlemediler söz hakkı vermediler bile babası olan bir kişiyi yuvaya alamayız dediler ben eğer kendimi öldürürsem o zaman babası olmaz öylemi? Siz de o zaman yuvaya alırsınız dedim. Ben bu hayattan bir şey görmedim yaşım 26 eşim bana hayatı zindan etti. İki çocukla beni ortada bıraktı şimdi ben ne yapmalıyım size sormalı dedi. Kızımı evlatlık vermek istiyorum.” Diye konuştu.
(Konya Postası)
(KONYA POSTASI)