Konya, Konya haberleri, Konya gazeteleriO ESKİ KOKULU DÜKKANLAR
Son zamanlarda okuduğunuz kitapları çoğunlukla nereden alıyorsunuz? Alışveriş merkezlerindeki büyük kitapçılardan mı? Yoksa sokakta açılan tezgahlardan mı? Oysa ki hayatlarını bu işe adamış olan bir grup kitap tutkunu, yani sahaflar hala o "eski" kokulu dükkanlarında hayatta kalma savaşı veriyor. Yıllar geçtikçe bunların bazıları popüler kitap satmaya, bazıları üniversite öğrencilerine fotokopi ile kitap yapmaya, bazıları üniversiteye hazırlık kitapları satmaya başlasalar da, küçük bir kısmı eski kitapta direniyor.
SERTİFİKA ZORUNLULUĞU
Ancak güç koşullara direnen sahaflara son darbe Kültür ve Turizm Bakanlığı'ndan geldi. Sahaflar şimdi Resmi Gazete'de yayınlanan yönetmeliğe göre ikinci el kitap satan tüm kitapçıların sahaflık sertifikası alması gerekiyor. Bunun yanı sıra korsan kitap satışını önlemek amacıyla 1995 yılından sonra basılan tüm kitaplarında bandrol olması zorunlu. Yani kendilerine gelen ikinci el korsan kitabı dolaşıma sokmamaları gerekiyor. Sahafların en çok yoğunlaştıkları yer Rampalı Çarşı.
SAHAFLAR YAŞAM MÜCADELESİ VERİYOR
Bu günlerde Rampalı Çarşı, ikinci el kitap arayanların uğrak mekanları. Son zamanlarda buralardaki sahaflardan çoğu, yaşam mücadelesi içine düşmüş durumda. Çünkü onları artık pek çok yeni prosedüre uyma zorunluluğu bekliyor. Sahaflık sertifikasını almaları için ikinci el kitap satan dükkan sahiplerinin öncelikle belediyeden ruhsat almaları gerekiyor. Daha sonra ticaret sicil kaydı, ikametgah, noterden onaylı nüfus cüzdanı sureti almak zorunlu. Bunların her biri de ayrıca masraf anlamına geliyor. Sahaflar yaşadıkları yaşam mücadelesi içerisinde bir de bununla uğraşmak zorunda kalmaktadır.
SAHAFLIK EMEK İSTER
Rampalı Çarşı içerisinde yapacağınız bir gezinti ile kendinizi kitap dünyası içerisinde bulabilirsiniz. Çarşının her köşesinden kitap kokuları size adeta “hoş geldiniz” der. Artık her isteyen sahaf olabiliyor. Uzun yıllar Rampalı Çarşısı'nda kitapçılık yapan Muammer Kara'ya göre bu iş insanın uzun yıllar emek harcayarak öğrendiği bir meslek. "Sahip olduğum bilgileri toplamak benim uzun yıllarımı aldı. En yanlış olan sahaflık ile kitapçılığın karıştırılmış olması. Eskiden sahaflar padişahlara danışmanlık yaparlardı. Şimdi eski kitap alıp satma olarak görülüyor. Zaten Türkiye'de paranız varsa her işi yapıyorsunuz. Ama bir kitapçı asla kitaptan vazgeçemez. Bununla karnınız da doymaz. Buraya 15-20 senesini veren abilerimiz var. Oların ne evleri, ne arabaları vardır."
EL YAZMASI KİTAPLARA DİKKAT
Bazı sahaflarda el yazması çok değerli kitapları bulmanız mümkün. Bu el yazması değerli kitapları bazı kişilerin sattığı söylenmektedir.Aileden kalma yazma eserleri bazen ekonomik nedenlerle ve bazen de kıymetini bilmemeleri nedeniyle sattıklarını söyleyen Muammer Kara “Bazen buraya çok kıymetli eserler gelmektedir.İnsanlar ekonomik nedenlerden dolayı aile yadigarı bu eserleri ellerinden çıkarmak istemektedir.Ya da geçtiğimiz günlerde gazetelerde okuduğumuz gibi, kıymetini bilmeyerek çöpe atanlarda vardır.”demektedir.
Rampalı Çarşıda bazı sahaflarda yakın tarihte az sayıda basıldığı için eşi kalmayan veya yazarından imzalı kitaplara da rastlayabilirsiniz Bunların fiyatları da alıcısına göre değişmektedir
TELEVİZYONUN KİTAP SATIŞINA ETKİLERİ
Son zamanlarda sahaflarda en çok sorulan kitaplar ise şehir tarihleriyle ilgili olduğunu söyleyen Muammer Kara “Çünkü artık hemen herkes memleketinin tarihini merak ediyor. Ayrıca son zamanlarda güncel bir kitapta veya filmde geçen eski bir kitap varsa, onu arayanların sayısında hemen artış oluyor.Mesela bir “Yaprak Dökümü”, bir “Vali” gibi kitaplar birden gündem olmaktadır.Bu kitaplara talep patlaması yaşanmaktadır.Bu da insanların televizyondan ne kadar etkilendiklerinin bir göstergesidir.” Dedi.
Yapıldığı tarihten bu yana yaşanan tarihi süreçte bu tür değişimlere uğrayan Rampalı Çarşının sahaflarını sadece eski kitapları biriktiren ve çok uygun fiyatlara satan kişiler olarak düşünmeyin diyen Muammer Kara “Her ne kadar işlerinin bir parçası bu olsa da sahaflık göründüğü kadar kolay bir meslek değil. Ciddi bir bilgi ve birikim gerekiyor. Onlar kitapların ilim cepheleriyle,sanat cepheleriyle alakadardırlar.Sahaf kendisine ulaşan bir kitabı baskı tarihinden,içeriğinden tutunda baskı adeti ,yazı şekli gibi birçok faktörü de göz önünde bulundurarak değerlendirir. Bu noktada elimizde bulunan, başkaları için eski püskü sayılabilecek bir kitap, bizim için hazine niteliği taşıyabilir. “ diyerek sözlerine devam etti.
OKUMA ALIŞKANLIĞI EDİNMELİYİZ
Kitap ve kitap okumanın her geçen gün azaldığına da özellikle dikkat çeken Muammer Kara ,”İnsanlar artık kitap okumuyor.Kitap okumak yerine televizyon seyretmek ya da internet üzerinden istediğine ulaşmaktadır.Ancak kitap okumanın ve okunan kitaptan bir şeyler öğrenmenin zevki bambaşkadır.Bu nedenle ailelerin çocuklarına kitap okumalarını ve aynı zamanda da kendilerinin boş zamanında kitap okumalarını özellikle rica ederim.Okumayan toplum olmaktan kurtulmamız lazım” diyerek sözlerine son verdi.
M.Tuğba Kocaman-Konya Postası
(KONYA POSTASI)