Konya Kapalı Havzası'nın dünyanın sayılı biyolojik çeşitliliğe sahip yerlerinden biri olan Tuz Gölü zamana yenik düşmek üzere. Yakında tuzsuz yemek yememiz an meselesi. Zira uzmanlara göre önlem alınmazsa çok değil 4-5 yıl sonra Türkiye’nin ikinci büyük gölünü kaybedeceğiz.
TUZ GÖLÜNÜ KAYBETMEK ÜZEREYİZ
Türkiye'nin tuz ihtiyacının büyük bir kısmı bu gölden sağlanıyor. Öte yandan göl, su kuşları için önemli bir kışlama bölgesi özelliği taşıyor. Göl sahip olduğu biyolojik çeşitlilik değerleri bakımından hem ülkemizin hem de dünyanın önemli alanlarından sayılıyor. Bu yüzden Türkiye'nin en büyük özel çevre koruma bölgesi olan Tuz Gölü, aynı zamanda önemli bitki alanı, önemli kuş alanı, 1. derece doğal sit alanı ve Ramsar Kriterleri bakımından uluslararası öneme sahip sulak alan statüsünde. Ama bunlar yeterli gelmiyor. 2 milyon yaşındaki gölü bilinçsiz sulama ve çevre kirliliği nedeniyle kaybediyoruz.
TUZ GÖLÜ YOK OLMASIN
Tuz Gölü yıllardır kurumamak, yok olmamak için savaş veriyor. Pek çok sosyal sorumluluk projesi, yapılan yürüyüşlerde göle destek olmaya çalışıyor. Son olarak İstanbul, Konya, Kayseri, Denizli, Erzurum gibi illerde 9 mağazası bulunan bayan giyim firması Seden de, Tuz Gölü’nün haklı savaşına ortak oluyor. “Tuz Gölü Yok Olmasın” ismini verdiği projesiyle büyük bir sosyal sorumluluk kampanyası başlatan Seden 2011-2012 Sonbahar –Kış koleksiyonunun katalog çekimlerinin bir kısmını küresel ısınma, bilinçsiz sulama ve kirlilik yüzünden 90 yılda %85 küçülen Tuz Gölü’nde gerçekleştirdi.
2 MİLYON YILLIK EMANET
Zamanın Tuz Gölü’nün aleyhine işlediğini kaydeden Seden Yönetim Kurulu Başkanı Naim Çıtır başlattıkları sosyal sorumluluk projesiyle ilgili, ” Yaşadığımız dünyaya karşı sorumluluklarımızın farkındaydık. Bu nedenle de çevremizi ve doğal kaynaklarımızı korumayı kendimize ilke edindik. Dünyanın bir ucundaki yardım çağrılarına kulak tıkamadık. Filistin’de, Afrika’da yardım bekleyen insanlara el uzattık, pek çok çalışma yaptık. Ve sıra en önemlisine geldi; gözümüzün önündeki gerçeğe. Çoğu kişi gibi görmezden gelemezdik; Tuz Gölü bizim gerçeğimizdi. Yapılan çalışmalar, düzenlenen yürüyüşler hepsi çok değerliydi ama yetersiz kaldı. Biz de ülkemiz için, geleceğimiz için, çocuklarımız için, nesli tükenmekte olan flamingolar için bir kez daha tüm eller birleşsin diye ekibimizi ve yüreğimizi yanımıza aldık, yola koyulduk. Tuz Gölü kum çölüne dönüşmesin diye, dikkatleri bir kez daha Tuz Gölü’ne çekmek için katalog çekimlerimizi tüm zorluklara rağmen Tuz Gölü’nde gerçekleştirdik. 2 milyon yıllık emanete sahip çıkmak için hazırız.” şeklinde konuştu.(Konya Postası)
(KONYA POSTASI)