Eğitimde en önemli etkenin öğretmen-veli-öğrenci üçlü sacayağının olması gerektiği, bunun için de her zaman görüşmek için gelebileceklerini söyleyen Ali Arer şunları söyledi:” Çocuklarınızı daha okula başlamadan okul konusunda güzel şeylerden bahsedin ve onları okula özendirin. Bu konuda kendi okul yaşantılarınızdaki güzel örnekler de faydalı olabilir. Kesinlikle çocuğunuzu arkadaşlarıyla karşılaştırma gayretine girmeyin. Ayrıca öğretmeniyle birlikte okul gezilerek okulun güzel yanları çocuğa anlatılarak okulun sevilmesine çalışılabilir.
Çocuğa içinde bulunduğu durumu anladığımız ve ona yardımcı olacağımız mesajını vermeliyiz. Çocuğa yönelik eleştiriye dayalı, aşağılayan, korkutan ve onu sindirmeye çalışılan yaklaşımlar başarıya ulaşamayacağı gibi daha sonra oluşacak daha büyük sorunlara neden olabilir. Bazen bu tür yaklaşımlar başarıya ulaşmış gibi görünse de çocuklar üzerinde ileride sorun olabilecek olumsuz bir iz bırakabilmektedir.
Bu tür bir sorunla karşı karşıya kalan ailelerin dikkat etmesi gereken hususları şöyle sıralayabiliriz;
1.Çocuğun fiziksel yakınmaları varsa kontrol etmek için doktora götürün.2.Kendinizi çocuğunuzun yerine koyarak duyduğu kaygı ve endişeyi anlamaya çalışın.3. Çocuğunuzu okula gitme zorluğu nedeniyle cezalandırmayın, küçük düşürücü sözlerle aşağılamayın. Çocuğun bulantısı ile oluşan belirtileri şımarıklık, ilgi çekme arzusu ya da sizi kızdırmak için yapılan davranışlar olarak yorumlamaktan kaçının.4. Okula devam etme konusunda kararlı davranın. Sabahları yakınmaya ve yavaş hareket etmeye devam etseler bile giyinmesine, servise binmesine yardımcı olun.
5.Okula devam etmesi ve muhalefet etmemesi karşılığında evde ya da okulda başka ayrıcalıklar vermek gibi bir takım ödüller sunun.6. Sabırlı, tutarlı ve kararalı bir tavır içinde olun. Sorunu görmezlikten gelmek ve bir sonraki yıla havale etmek sadece çözümü zorlaştırır.7.Bir kere bile olsa çocuğun kazanmasına izin verilirse sorunun daha kötüleşebileceği unutulmamalıdır.8. Eğer durum çok zor ise; çocuğunuzla okula gelin fakat derse girmeyin. Okula gelişleri sistematik olarak azaltın. Örneğin; ilk hafta tam gün, ikinci hafta yarım gün, üçüncü hafta okula uğrayarak görüşme, dördüncü ve diğer haftalar arada bir uğrama.9. Çocuğunuzun size güvenmesi çok önemlidir. O derste iken veya oyuna dalmışken bırakıp ayrılmayınız. Bu işinizi daha da zorlaştıracaktır. Çocuğunuz gideceğiniz vakti bilmelidir. “dedi.
Öğrenci velileri ise okul yönetimi tarafından organize edilen bu seminerin kendileri açısından önem arz ettiklerini dile getirdiler.
Konya Postası
(KONYA POSTASI)