Çatı katında kuş ve kedi sesleri arasında okuduk  
“İmam Hatipliler Hak Yolunun Yolcuları” adlı yazı dizimizin bugünkü bölümünde Konya İmam Hatip Okulunun ilk mezunlarından, okulun 178 nolu öğrencisi, aynı zamanda Konya Yüksek İslam Enstitüsünün de ilk mezunu olan Konya İma Hatip Okulunda öğretmenlik yapma bahtiyarlığına erişen Ali Bilal’in İmam Hatip Okullarına bakışını ve o yıllara ait anlattıklarının ve hatıralarının birinci bölümünü sizlerle paylaşıyoruz.  
   2011-08-08 10:52:43  

KURAN KURSUNA ANNEM YAZDIRDI

Konya’nın Kayacık Araplar mahallesinde 1934 yılının 6. ayında doğdum. Ben dünyaya gelmeden birkaç ay önce babam vefat etmiş.

Yetim olarak dünyaya geldim.

İlkokul 3. sınıf dahil Şehit Sadık İlkokulunda okudum. 4. 5 sınıfı İsmet paşa ilkokulunda okuyarak buradan mezun oldum.

Odunpazarında Postalcı Hocanın Kuran Kursuna devam ettim.

Daha sonra Azade Osman Efendi ve Derbentli Mustafa Efendilerde okudum.

Ben Kuran Kursuna devam ederken İmam Hatip Okulu açıldı.

İmam Hatip Okuluna kaydımı yaptırdım. İlk senemiz 1951 yılının Aralık ayında  eski Polis Okulunda başladı. İki katlı binanın 1-D sınıfındaydım.

Yani çatı katında…

Kuş sesleri, kedi sesleri vesaire arasında ders yapılacak bir durum yoktu.

Ertesi yıl İdmanyurdu idare binasında 3. sınıfta ise kendi binamızda devam ettik.

Benim rahmetli validem okumaya çok meraklıydı. Evde bulunan kumaş tezgahında, kumaş dokurdu. Kuran kursuna annem yazdırdı.

Birde Abdullah Okur diye  bir ağabey vardı.

Belediyede çizim işleri yapardı.

Marangozhaneye benzer bir dükkanı vardı. o dükkana bakar olur, bekçiliğini falan yapardım. Abdullah Ağabey beni teşvik etti.

İmam Hatip Okuluna yazılmamı destekledi bana hep yardımcı oldu.

Çatı katı hem çok kalabalık, hemde çok derme-çatma bir yerdi.

Ayağa kalkacak durumumuz yoktu.

Çok kalabalıktık.

Bir sırada üç kişi oturuyorduk.

Yanımda oturanlardan bir tanesinin Muammer Önal olduğunu hatırlıyorum.

REMZİYE HANIMDAN ÇOK ÇEKTİK

Hocalarımız içerisinde başta Hacıveyiszade Hocamız vardı. okulun maddi ve manevi mimarı oydu. Her derse girişinde dua ederdi. Validelerimizin ismini sayıverin. Aşereyi mübeşşereyi sayıverin derdi. Sayamayan oldu mu, kızmaz “ Cahil, daha belleyemedin mi?” derdi.

Abdullah Ulubay, sigara tiryakisiydi. Sigara tellendirmesi meşhurdu.

Otoriterdi.

Güzel giyinir, güzel ders anlatırdı.

Alıngandı.

Alınganlığı yüzünden ters cevaplar verdiği olurdu.

Tahir Elliiki, sakin, dersleri iyi anlatan bir hocamızdı.

Matematik derslerimize giren Remziye Karacadağ’a biz “ Kara Cadı” derdik. Son sınıfa kadar Matematik derslerine girmiş, matematikten çok çekmiştik.

Son sınıfta artık bize gelmez diyorduk.

Astronomi diye biz ders koymuşlar.

Baktık Astronomiye o geliyor.

Dersi doğru dürüst anlatmaz.

Şunu şöyle yaptık “ Nedeeen!…”..” bunu böyle yazdık, “Niçiiin!...” derdi.

Birgün Necati Günüç’ü tahtaya kaldırdı.

Başladı nedenli, niçinli sormaya.

O anda ne oldu bilmiyoruz, Necati’ye “ Öküz!..” dedi.

Necati’de, “ Ben öküz değilim sana iade ediyorum” dedi.

Bir bağlık, bir çığlık, doğru Müdüre gitti.

Bekir Elam geldi.

Şöyle asarım, böyle keserim, hepinizi atarım demeye başladı.

Bizde dedik ki, bu Hoca bu okulda durduğu müddetçe, derslere girmeyeceğiz dedik.

Çocuk cesareti işte..

Bir hafta kadar derslere girmedik.

Boykot ettik.

Sonunda Bekir Elam zaten derslerimize dışarıdan gelen bu öğretmene okulda ders vermemiş. Bir daha da derslerimize girmedi.

İzmir’e gitmiş. İzmir’de ki öğrencileri gördükten sonra, ben o öğrencilerin kıymetini bilemedim diye arkamızdan dua ettiğini duyduk.

Fatih Oktay iyi bir adamdı.

Hafızlığa ve hafızlara karşı merakı vardı. Bir öğrenci hafızsa onları çok severdi.

Ben hafız olamadım.

Hafızlığı tamamlayamadan İmam Hatip Okuluna geldim.

ASILSIZ İHBARLAR ÇOK OLURDU

Benim hayatım Araplarda geçti. Okul biter bitmez ücretli olarak ağır bakıma girdim.

İmam Hatip Okulu mezunları Yedek Subay hakkından yararlanamayacak şayiası duyulunca askere yazıldım.

49. dönem Yedek Subay olarak Ankara Polatlıya geldim.

Üç ay Topçu Okulunda kaldıktan sonra, İstanbul Hadımköy’e gittik.

Daha sonra İstanbul Avcılar’da önce Asteğmen, sonra Teğmen olarak kaldık.

İstanbul Üniversite bahçesinde 15 gün kaldık.

Bir ihbar gelirdi.

Falanca yerde ayaklanma var. gider bakardık aslı astarı yok.

Asılsız ihbarlar çok olurdu.

Gittiğimiz ihbarların hiçbirinin aslı çıkmadı.

HACI BACAK CAMİİNDE İMAMDIM

İmam Hatip Okulundan mezun olduktan sonra, Konya Kız Öğretmen okuluna başvurdum altı fark dersini aynı sene içerisinde vererek diplomamı aldım.

O günlerde mahallemizde bulunan Hacı Bacak mescidinde imamlık yapıyordum.

Bu mescit resmi kayıtlı bir mescit değildi.

Yaptıranın lakabı Hacı Bacak olduğu için bu adı almıştı.

Bu ismin değiştirilmesi için gerek ben, gerekse benden sonra gelen İmamlar Müftülüğe başvurdularsa da mescidin adı değişmedi.

Bu mescitte 6-6.5 yıl imamlık yaptım.

Bu arada Kulu Cumhuriyet İlkokuluna Öğretmen olarak tayinim çıktı.

Öğretmenliği imamlığa tercih etti dediler.

Hakkımdan feragat ettiğimi bildirerek, Kulu’ya gitmedim.

Askerden sonra’da Hacı Bacak Camiine devam ettim.

O zamanlar Mahalle mescidi kılıklı bir yerdi.

Burada görevime devam ederken Konya’da Yüksek İslam Enstitüsü açıldı. Konya’da yazılı olduk.

Ardından İstanbul’da mülakata girdik.

Kazandınız dediler.

Konya’ya gelerek Dört yılda oraya devam ettim.

Hem Konya İmam Hatip Okulunun hemde Yüksek İslam Enstitüsünün ilk mezunlarındanım.

İmam Hatip Okulunun 4. sınıfında Kayacık Araplar Mescidini kıldıyordum.

Anam gözüm görürken, bu dünyadan gitmeden seni evereceğim dedi.

Yazır köyünde oturan Teyzemin kızına dünür oldu.

İstemeye istemeye beni evlendirdi.

Bizim Okulda Mustafa Ateş evliydi. Muammer Önal evliydi. Onların arasına bende katıldım.

Hem imamlığa devam ettim. Hem okudum.

ANNEM KONYA’DAN DIŞARIYA HİÇ ÇIKMAMIŞTI

1966 yılında Yüksek İslam Enstitüsü bitti. Öğretmenlik için Ankara’ya gittim olmadı. Daha sonra dilekçe gönderdim.

1961 yılının 20 Ekim’inde Antalya İmam Hatip Lisesine Meslek Dersleri Öğretmeni olarak tayinim çıktı.

İki sene orada kaldım. Oraya kız öğrencileri de almaya başladık. İlk sene yedi, ikinci sene kırk kız öğrenci aldık.

Konya’da da kız öğrenciler İmam Hatip Okuluna alınmaya başlamamıştı.

Rahmetli Mehmet Yorgancıoğlu ağabey vardı. onun destekleriyle Antalya Zeytinköye yeni bir İmam Hatip Okulu yapıldı.

Antalya’da valide rahatsızlandı.

Kadıncağız ömrü boyunca Konya’dan dışarı hiç çıkmamıştı.

Konya’yı özledim.

Evimiz kaldı.

Bağımız kimbilir ne halde?

Oğlan orada kaldı, şimdi ne yapıyor diye diye hastalar oldu.

Annemin hastalığını gerekçe göstererek tayin istedim.

Vilayetten iki yılımı doldurmadığım belirtilerek tayinimin yapılamayacağı bildirilinde, bu sefer dilekçemi Ankara’ya gönderdim.

Hiç beklemediğim bir anda, 1967 yılının sonlarında Konya İmam Hatip Lisesine Meslek Dersleri Öğretmeni olarak tayinim çıktı.

Konya’ya geldi. 25 yıl çalıştım.

İdareciliği sevmediğim için idari hiçbir görev almadım.

Hacıveyiszade ve Devlet yurtlarında Belletici öğretmen olarak çalıştım. Ben serbest çalışmak istiyordum. Serbest hareket etmek istiyordum.

Meram’da bir özel okulda Din ve Ahlak dersleri öğretmenliği yaptım. 1992 yılında emekli olmak için dilekçemi verdim.

İkramiyemi almadan Hacca gittim.

Çocuklara vekalet vermiştim. Onlar halletmişler.

110 gün hem Hac hemde Umre görevini yaptım.

Aydınlık da 33 yıl oturmuştum.

5-6 yılda Musalla’da kiracı olarak oturdum.

33 yıl sonra çocukluğumun geçtiği evin olduğu yerden 18 uygulaması geçti. Bizim bulunduğumuz parselle diğer komşularınki ile birleştirdik müteahhite verdik.

Bana 3 daire düştü.

Jandarma binası tam karşımıza geldi.

Sekiz yıl süren inşaat 2002’de bitince buraya yani doğum büyüdüğüm mahalleye taşındım, bir anlamda geri döndüm.

BİZDE NE OLACAĞIMIZ BİLMİYORDUK

Halk arasında kimi bizi sarıklı hoca yaptı.

Kimi Kadı,

Kimi Müftü-Müsevvid yaptı.

Bizde ne olacağımızı bilmiyorduk.

Ne olacağımızı hiç bilmeden okuduk.

Zaten bitirdiğimizde de hiçbir şey olmadığımızı gördük.

Buraya kapağı attık diyorduk.

Ne olacağımız önemli değil.

Niyetimiz sadece okumaktı.

Aslında gerçekten hiçbir beklentimiz olmadan okuduk.

Halk bu okulların açılmasını çok iyi karşıladı.

Bizim toplu halde camiye gitmemiz, cami kürsülerinden konuşmamız, namaz kıldırmamız çok ilgi çekti.

Sempati ve alaka topladı.

YİNE DE ALLAH RAZI OLSUN

Bekir Elam, göreve başladığında önce kılık kıyafet konusuna ağırlık verdi. Hitap şeklinde çok ileriye giderdi. Hakaretamiz ifadeler kullanırdı.

Tuvalete işemeyi bilmezsiniz!...

Köyden geldiniz, dağdan geldiniz!...

Diye aşağılayıcı lafları vardı.

Her konuşması, atarım, asarım, keserimle başlardı.

Mülayim, uyarıcı, toleranslı bir adam değildi.

Birazda, kişiye göre davranırdı.

Eğer karşısındakinin görünüşü iyiyse ona göre davranırdı.

Ama yine de Allah razı olsun, okulun bu hale gelmesinde büyük rolü var.

Öğrencileri kontrol eder, kılık kıyafeti uygun olmayanları geri çevirirdi. Saçları uzattırmaz, berbere gönderirdi.

Son sınıfta vaaz için bize verilen konuları çalışır, o konu üzerinde hazırlık yapar, ayet ve hadislerde örnekler verirdik. Ben büyük camilerde gitmedim. Vaazlarımı mahalle mescitlerinde verdim.

KABUL ETMEDİ, YORGANCI OLDU

İsmetpaşa İlkokulunda beraber okuduğumuz, birlikte mezun olduğumuz bir arkadaşım vardı. Kadir Angı.

Konya milletvekilliği yapan Hasan Angı’nın babası.

Kadir’in babası Hasan Angı yorgancıydı.

Kadir, ilkokulu bitirdikten sonra ortaokulda okumak istiyordu.

Aynı zamanda bize de akraba geçen, Hasan Ağabey, bana yıllar sonra şöyle anlatmıştı.

Kadir’i çağırdım.

Gidersen işte İmam Hatip okulu dedim. İmam Hatip olmazsa ortaokula yada başka bir okula neyim seni göndermem.

O da kabul etmedi. Yorgancı oldu.

BU OKULUN MANEVİ HAZZI VARDI

Arkadaşlarımızın bir çoğu İmam Hatip’te okuyamadılar.

Çeşitli sebeplerde bırakanlar oldu. Hem aynı okulun öğrencisiymiş gibi, davranmaya devam ettiler, hemde mezun olanlara imrendiler.

İmam Hatip ruhunu alanlar, bu okuldan ayrılsalar da, okulu bitiremeseler de bu okullara karşı duymuş oldukları sevgi hiç eksilmedi. 

Hiçbir zaman unutamadıklarını söylediler. Bu okulun manevi hazzını hala taşıyoruz diyorlar bu okuldan aldıkları manevi feyzi, manevi hazzı, manevi etkiyi unutamıyorlar.

Birçok öğrencim anlattı.

Bu okulun manevi hazzı içimizde hep sorarlar ya…

Bir daha dünyaya gelseniz ne olursunuz diye..

Bu okulun bana verdiği manevi hazzı, Cenab-ı Hakka  olan ilgi ve irtibatı bir başka yerde bulamadım.

Dönme imkanı olsa yine bu sahayı tercih ederdim.

Yalnız bazı şeyleri değiştirirdim.

Mesela evlenmeyi kabul etmezdim. İlerlememe mani olur diye.

KIRK LİRANIN BEREKETİ

Mahalle mescidinde 40 lira alırdım. Çocuklarım oldu.

Valide hastalandı.

Her şey o 40 liraya bakıyordu.

Mahallelinin kendi aralarında toplayarak, toparlayarak bana verdiği o 40 lira çok bereketliydi bence.

Resmi bir görev olmadığı için konu-komşudan toplanıyordu o para.

Bazıları ben camiye gitmiyorum, Hocaya niye para vereyim diyorlardı.

Bunları duyuyorduk, kulağımıza geliyordu.

O kırk liranın bereketiyle senelerimizi geçirdik.

1960 senesinin yedinci ayında kadroya geçtiğimde maaşım 300 liranın üzerindeydi. Gerçekten çok paraydı.

Ağır Bakımda 3 ay kadar çalışmıştım orasının geliri çok iyiydi. Askere gidence oraya da el salladık geçti.

Böyle geçti hayat. Seneler nasıl geçti, anlayamadık.

(KONYA POSTASI)
 
Bu Haber 259 Kez Okundu.  
   
 
 
 
  Yorumlar 0 Onay Bekleyenler 0  



600
   Karakter Kaldı.

Üye olmayan okurlarımızın yorumları "Misafir" kullanıcı adıyla yayınlanmaktadır.

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!

 
   
 
   
   


KÜNYE

ÖMER KARA GAZETECİLİK İLETİŞİM GIDA İNŞAAT TURİZM SAN. TİC.LTD. ŞTİ adına

İMTİYAZ SAHİBİ

ÖMER KARA

 

SORUMLU YAZI İŞLERİ MÜDÜRÜ

ÖNDER ÇİFTCİ

 

EDİTÖRLER

NİHAT ERDOĞAN

MURAT GÜZEL

MUSTAFA EKMEKCİOĞLU

 

REKLAM VE HALKLA İLİŞKİLER

ESER ALDEMİR

GÜLFEM ALADAĞ

KADİR ERGÜN

FADİME FEYZA TUNÇ

 

HUKUK DANIŞMANLARI

AV. SİNAN ÖZKAN

AV. ABİDİN GÜRSOY

İLETİŞİM

Sultan Cem Caddesi 1. Form Apt. No:1/23
Selçuklu/KONYA

Tel: 0 332 321 87 70

Faks: 0 332 321 87 69

bilgi@konyapostasi.com.tr

ajans@konyapostasi.com.tr

muhasebe@konyapostasi.com.tr

haber@konyapostasi.com.tr

reklam@konyapostasi.com.tr

spor@konyapostasi.com.tr

Bize Ulaşın
Adınız

e-Posta

Konu

Mesaj

Güvenlik Kodu