Selçuk Üniversitesi Fen Fakültesi Dekanı ve Konya Sanayi Odası Danışmanlar Kurulu Başkanı Prof. Dr. Mustafa Ersöz, AR-GE projelerinde 2004 yılında yüzde 1 orana sahip Konya sanayisinin bu oranı yüzde 4’e çıkartarak son derece önemli bir başarıya imza attığını belirtti. Sanayinin AR-GE çalışmalarında üniversiteden daha iyi durumda olduğunu ifade eden Prof. Dr. Ersöz, Türkiye’de sanayi- üniversite işbirliğinin sistem sorunu sebebiyle istenen düzeyde gelişmediğini de öne sürdü.
SANAYİ ÜNİVERSİTEYİ GEÇTİ
KSO’ya danışman olurken Konya sanayisinde AR-GE kültürü ve iklimi oluşturmayı öncelikli hedef olarak seçtiklerini kaydeden Prof. Dr. Ersöz, öncelikle Konyalı sanayicileri AR-GE ve inovasyon konularında bilgilendirici ve bilinçlendirici eğitim programları oluşturduklarını belirtti. Sanayicilerle birebir, yüz yüze görüşmeler gerçekleştirdiklerini ifade eden Prof. Dr. Ersöz, “Bu kapsamda, TÜBİTAK kayıtlarından da görebilirsiniz, Konya sanayisinin Sanayi AR-GE projelerinden aldığı pay yüzde 1 civarındaydı. Yani Konya’nın bu konuda esamisi okunmuyordu, diğer iller kapsamına giriyordu. Ama şu anda geldiğimiz noktaya baktığınızda hem Teknokent’in büyük çabaları hem de bizim büyük çabalarımızla şu an Konya sanayisinin AR-GE projelerindeki payı yüzde 4’e ulaştı. Konya sanayisinin TÜBİTAK’tan aldığı sanayi AR-GE projelerinin meblağı, üniversitenin araştırma projeleri kapsamında TÜBİTAK’tan aldığı paradan daha fazla. Biz KSO olarak hedefimize ulaştık. Elbette bu oran daha yukarıya çekilebilir. Üniversite ve sanayi yeterli işbirliği yaparsa yüzde 8 oranına kadar çıkar” dedi.
KONYA ARGE’DE KAYSERİ’Yİ DÖRDE KATLADI
Şu andaki en önemli problemin üniversite- sanayi işbirliğinin geliştirilmesi olduğunu söyleyen Prof. Dr. Ersöz, “Konya’nın sanayisi AR-GE bakımından diğer illerin sanayisinden son derece iyi durumda. Sözgelimi geçtiğimiz günlerde TÜBİTAK’ta bir toplantı yapıldı. Bu toplantıda Konya, Antalya, Karaman, Isparta ve Burdur kıyaslandı. Konya daha önce de Kayseri ve Antep ile kıyaslanmıştı. Konya sanayisi AR-GE’de Kayseri’nin 4-5 katı pay almış. Konya sanayisi az önce saydığım beş ile ayrılan AR-GE bütçesinin yüzde 90’ını almış ki bu fena bir rakam sayılmaz. Mesela TR 52 AB hibe projeleri kapsamında 2006 yılında 13 il çağrıya çıktığı zaman 90 milyon TL’nin 30 milyon TL’sini, yani üçte birini Konya aldı. Ancak bu istediğimiz seviyede değil. Çünkü sanayi- üniversite işbirliği istenen düzeyde değil. Bu sadece Konya’nın, Selçuk Üniversitesi’nin, Konya sanayinin problemi değil; bu tamamen Türkiye’nin problemi, bir sistem problemi. Şöyle ki üniversitelerde akademik kariyer yapıyorsun, bunun için makale yazıyorsun, ama o makaleler raflarda kalıyor, uygulamaya dönüşmüyor. Avrupa’da bu böyle değil. Avrupa’da hoca gidip bir proje yapmazsa kapı önüne konacağını iyi biliyor. Sözgelimi ben İngiltere sistemini çok yakından tanıyorum. Her hocanın aldığı maaş ya da bütçe farklıdır. Bir hoca 3 lira maaş alırken başka biri 10 lira maaş alabiliyor. Dolayısıyla hoca proje üretmek zorunda olduğunu bilir. Türkiye’de böyle bir mekanizma yok. Türkiye böyle bir mekanizma geliştirirse AR-GE’de çok iyi duruma gelebilir” diye konuştu.
ULUSLAR ARASI PROJELERE PAYDAŞ OLMALIYIZ
Üniversitelerde sürekli projeleri teşvik edici mekanizmaların olması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Ersöz, “Bizim akademisyenler olarak en büyük eksikliğimiz bu. Uluslararası düzeydeki projelere aktif düzeyde katılamıyoruz. Taşra üniversiteleri olarak biz bu konuda çok iyi değiliz. Oysa paranın yolunu buraya çevirmek zorundayız. Konya olarak Türkiye destekli AB AR-GE projelerinde ise kötü durumda sayılmayız” diyerek sözlerini bağladı.
(KONYA POSTASI)