En kabadayı saç üç numaraydı!...  
“İmam Hatipliler Hak Yolunun Yolcuları” adlı yazı dizimizin bugünkü bölümünde Konya İmam Hatip Okulunun ilk mezunlarından, okulun 104 nolu öğrencisi, mezun olduğu okul olan Konya İmam Hatip Okulunda da öğretmenlik yapma bahtiyarlığına erişen, Selçuk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi eski Dekanlarından Prof. Dr. Mustafa Uzunpostalcı’nın İmam Hatip Okullarına bakışını ve o yıllara ait anlattıklarının ve hatıralarının ikinci ve son bölümünü sizlerle paylaşıyoruz.  
   2011-07-14 10:24:33  

SERİNİN DİĞER BÖLÜMLERİ İÇİN TIKLAYINIZ...

 

OKUL HAKKINDA FARKLI DÜŞÜNCELER VARDI

İmam Hatip Okulu açıldığında bakış açısı farklıydı. Konya’da farklı düşünen insanlar vardı.

Bunlardan bir kısmı  ilerici olanlar, ileri fikirlere sahip bulunanlar, Avrupayı özlemiş olanlar, bu okuldan yine bir yığın yobaz yetişecek, memleketi geriye götürecek, halbuki bizim Avrupalılaşmamız lazım diyorlardı.

Bir kısmı ise; Devlet kendisi din okulları açmak suretiyle buradan yetiştirdiği kimselerle dini tahrip edecek, dine darbe vuracak.

Bir kısmı da; bu okulda okuyanlar, bu okula gelenler dindar olamazlar, bunlardan herhangi bir menfaat beklenemez diyorlardı.

Ancak Hacıveyiszade gibi Hocalar, bu okuldan iyi insanlar yetişecek. Bu çocukların çatı katlarında değil, ferah ve rahat okullarda okumaları lazım diyorlardı.

Hacıveyiszade ve Konya Valisi Kemal Hadımlı başkalarının ne dediğine aldırış etmeden, bu hizmeti bir nimet olarak, sevap olarak görerek Konya İdmanyurdu sahasını 104 bin liraya satın aldılar. 4 bin lirasını da, bağışlattılar.

Sahanın ön tarafında caminin hizasında stadın soyunma odaları ve banyosu vardı. Soyunma odalarının olduğu yerde bir bina vardı.

İkinci yıl biz Polis Mektebinden bu binaya geldik. Altı şube üç şubeye düşmüştü. Burası eski binamıza göre daha ferah bir binaydı. Biz okurken bahçe yine stadyum olarak kullanılıyordu. O dönemde İmam Hatip Okulunun bulunduğu yeri mahalle yapmak için bir hayli yüksek para verenler olmasına rağmen Vali Kemal Hadımlı ve Hacıveyiszade Mustafa Kurucu Hocaefendinin gayret ve himmetleriyle İmam Hatip Okulu oldu.

1954 yılında Başbakan Adnan Menderes’in açmış olduğu bina, temelini Hacıveyiszade Merhum’un dualarla attığı ve yapılmasında büyük gayreti ve hizmeti olduğu binaydı.

 

KIYAFETİ UYMAYANLARI OKULA ALMAM

 

Biz 1951 yılının Aralık ayında tedrisata başladık. O yıllarda üç karne alınırdı. Biri Ocakta, diğeri Mart’ta, en sonuncusu da Haziran’da. Okul geç başlatınca iki karne aldık.

İlk gelenler olarak herkesin kıyafeti ayrıydı. Köylerden gelen arkadaşlar Kur’an torbasını takıp gelmişlerdi. Bir kısmında kasket, bir kısmında şalvar vardı. biz şehirliydik. Şehirlilerde bu tip kıyafetler yoktu. Varsa da pek azdı.

İlk Müdürümüz Ali Rıza Uğurlu Avukattı. Bize kasket takılmasını mecburi tuttu. O yıllarda her okulun kasketinin şeridi farklıydı.

İmam Hatip Okulu beyaz şeritli kasket giyerdi. Ortaokullar sarı, Ticaret Mektebi eflatun, Sanat Okulu yeşil şeritli şapka giyerdi.

Yıl sonunda Müdürümüz Ali Rıza Uğurlu vefat etti.

Okular açıldığında Bekir Elam Müdür olarak geldi. Onun zamanında okulun kılık kıyafeti düzene girdi. Bekir Elam Milli Eğitimden geliyordu. Gömlek, kravat, ceket ve pantolonu mecbur tuttu.

Konya’da “ Kadı biçimi” denilen bir tarz vardı.

Onu yasakladı. Şapka konusuna titizlikle eğildi. Kıyafeti uymayanları okula almam dedi. Hem okul içinde, hem okul dışında dediklerini uyguladı.

Öğrencileri gözetleyen ve takip eden öğrenciler vardı. İzinsiz sinemaya gidenler, sigara içenler, şapkasız dolaşanlar, davranış bozukluğu gösterenler, bu öğrenciler tarafından tespit edilip idareye bildirilirdi.

En kabadayı saç, üç numaraydı.

Bekir Elam gerçekten çok uğraştı. Dış görünüş itibarıyla Milli Eğitim Okullarından hiç farkımız olmayacak bir şekle getirdi İmam Hatip Okulunu.

Bizim okulumuzda kavga gürültü yoktu. Beden Eğitimi derlerini görmek için Karma ortaokula giderdik...

Çünkü Beden Hocamız orada görevliydi. Sıra ile gider, ders bittikten sonra tekrar sıra halinde okulumuza dönerdik.

Fizik –Kimya Hocamız Şakir Oba’ydı. Şakir Oba Kız Muallim Mektebinin hocasıydı. O yıllarda Kız Muallim Mektebi şimdiki Rektörlük binasının olduğu binadaydı. Bizim okulumuzun Fizik-Kimya Laboratuarları olmadığı için bu dersleri Kız Muallim Mektebinde görürdük.

Şakir Oba Konya’nın en dikkatli ve iyi ders anlatan hocalarından biriydi. yazılı yapar , kısa bir sürede okur, sonra kaç bekliyorsun diye sorardı. Beklenti ile verdiği not arasında farklılıklar varsa, kağıda tekrar bakardı.

Okuldan başımızda Sınıf Mümessilimizle ( Sınıf Başkanı) birlikte sıra halinde Kız Muallim Mektebine gider, ders bitiminde yine aynı şekilde geri dönerdik. Hiçbir zaman başımızda bir öğretmen gitmedi.

Ahmet Baltacı, sınıf mümessillerimizden birisiydi. Biz birinci sınıfta birlikte okumadık. İkinci yıl, Baltacı bizim sınıfa geldi.

Ticaret Lisesinden, Sanat Okulundan gelen hocalarımız vardı. Ziya Eytemiz Bedenciydi. Sanat Okulundan gelirdi.

Asım Tabanlı Resim Hocamızdı.

 

BUGÜN MÜBAREK ÇARŞAMBA OLMASA!

 

Arapça Dersimize gelen Hacıveyiszade dersi çok tekrar ederdi. Bu tekrar talebeyi canlı tutar, uyutmazdı. Sen söyle, sen söyle…diye sorardı. Derse geldiğinde Hz. Peygamberin ailesini, eşlerini, anne ve babasının ismini sorar, kekeleyen öğrencileri bilemedi diye mahcup etmez kendi tekrar ederdi. Hocaefendinin böyle bir tavrı vardı.

Zaman zaman bana hitaben Mustafa olsun çamurdan olsun diye takdirlerini ifade ederdi.

Kızarsa öfkelenirse bugün Mübarek Pazartesi olmasa, Mübarek Salı olmasa, Mübarek Çarşamba olmasa derdi. Hocaefendi İçin haftanın bütün günleri mübarekti. Bu şekilde konuşur, kızmasını orada bitirirdi.

Abdullah Ulubay, Konya Müftüsüydü, Alim bir zattı. Derslerinde teferruata inmezse anlayamazdık. Derste not tutacak duruma gelmiştik. Tuttuğumuz notlardan çok istifademiz oldu. Abdullah Ulubay, Akaid ve Kelam derslerine girerdi.

Aynı zamanda Kız Muallim Mektebinde öğretmenlik yapan Tahir Elliiki Ulum-u Diniye yani Din Dersine girerdi. Ahmet Hamdi Akseki’nin İslam Dini kitabının okutur. Bu kitabı ezberleyecek şekilde öğrenmemizi isterdi.

Arapça öğretmenlerimizden bir diğeri de Mevlüt Efendiydi.

Hadis Hocamız Abdülmecit Ünlükul’du.

Bağdat’tan gelen Hüseyin Atay 5. sınıftayken bir süre dersimize girdi. Ankara İlahiyata gitmeden bizim okulumuzda öğretmenlik yapmıştı.

Teneffüslerde öğretmenler çay içer, bizlerde şakalaşır, dalaşırdırdık. Atay Hoca, her teneffüste elinde bir kitap okur halde salon ve koridorda karşımıza çıkardı. Bizim için çok iyi bir örnek olmuştu.

Osman Sabri Ortaç, Tefsire gelmişti.

O günlerde Konya’nın ileri gelen bütün hocaları. Allah için hepsi seçme Hocalardı. Ve bize derse geldiler.

Bunlardan bir tanesi Kemal Or’du. Kemal Or Edebiyat ve Kompozisyon derslerine girerdi. Kompozisyon imtihanında beş kelime verdi.

Bu beş kelimeyi birer cümle içerisinde kullanmamızı istemişti.

Kelimeleri cümle içerisinde kullandım ve kağıdımı teslim ettim.

Daha sonra kağıtlarımızı dağıttı.

Benim kağıdıma 10 vermiş. Hemen altına eksi 2. ve eksi ikiden sekiz diye yazmış.

Soyadımı Uzun postalcı diye ayırdığım için iki not birden kırmış. Meğer soyadı bitişik yazılırmış, bunu öğrenmem iki nota mal oldu.

Bir defasında da kağıda yazı yazarken, kağıdın sol tarafını boş bırakmadan sıfırdan itibaren yazmışım diye iki not kaybettim. Hocam hiç söylemeden, anlatmadan iki notumu birden kırmıştı. Oysa o güne kadar kağıdın bu şekilde kullanılacağını ne kendisi ne de bir başkası bize söylememiş ve ikaz etmemişti.

Hocalarımın hepsine rahmet niyaz ediyorum. İnşallah bizi bağışlamışlardır. Nezaketsizliğimiz belki olmuştur.

 

HALK BİZE SAHİP ÇIKTI

 

İmam Hatip Okulları gerçekten kuruluşlarından bugüne kadar herkesin dikkatini çekmiş okullardır.

Aleyhte veya lehte bir takın şeyler  söylendi.

 Lehte olanlar takdir hislerini bazen gizli, bazen içlerinde taşıyarak değerlendirdiler. Bazende açıktan açığa söylediler.

Ama aleyhte olanlar çoğu zaman düşüncelerini rahatlıkla söylediler. Bir takım zan ve tahminlerle değerlendirdiler. Vakıanın böyle olduğunu göremediler.

İmam Hatip Okulları 1951 yılında Menderes tarafından açılmasına kara verildiğinde, yanlış hatırlamıyorsam Milli Eğitim Bakanı Celal Yardımcı İmam Hatipleri açmak istemediği için Bakanlık görevinden ayrıldı.

Yerine Tevfik İleri Milli Eğitim Bakanı oldu.

1954 yılında Konya’da bir Kolej açıldı. Adı Konya Koleji idi. Daha sonra adı Maarif Koleji oldu.

Şimdiki İstasyonun köşesinde İtalyanların yaptırdığı bir binada açıldı. Okulun açılışını yapan Celal Yardımcı, tekrar Milli Eğitim Bakanı olmuştu.

Bakan Koleji açarken ;

“O okulların karşısına bu modern okulu açıyorum.” dedi.

Bizde Maarife bağlıydık. Ama karanlık bir okul olarak görülüyorduk.

Bayram merasimlerde bile 7 yıllık bir okul olmamıza rağmen en sonlarda biz geçerdik. Lise daima bizden öndeydi. Diğer okullar bizden önde olurlardı.

Buna rağmen yılmadık. Özellikle spor yarışmalarında, ses getirecek başarılar elde ettik. Sporun çeşitli dallarında ilk üç derece daima İmam Hatip Okuluna ait olurdu.

Burası şalvarlılarının geldiği, yobazların okuduğu okul diye bakanların gözlerine sokacak şekilde başarılı işler yaptık. Kendimizi ispat edeceğimiz zeminler bulduk. 7.sınıfa geldiğimizde hutbe okuduk, vaaz verdik. Bundan dolayı halk bize sahip çıktı. İmam Hatip Okullarını çoğaltmak için elinden gelen gayreti gösterdi. Çaba sarf etti.

Halk memlekete faydalı, kendini dışlamayan, kendine hor bakmayan, kendisinden haberdar idareciler bulduğunda her türlü faydalı işi yapmaya hazırdır.

Halkımıza sahip çıkmak, soymak, yolmak onlardan istifade etmek değil, onlara yol göstererek, önderlik ederek kendini tanıtmak en güzelidir.

Bizim neslimiz bunu yapmaya gayret etti.

 

 

(KONYA POSTASI)
 
Bu Haber 814 Kez Okundu.  
   
 
 
 
  Yorumlar 0 Onay Bekleyenler 0  



600
   Karakter Kaldı.

Üye olmayan okurlarımızın yorumları "Misafir" kullanıcı adıyla yayınlanmaktadır.

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!

 
   
 
   
   


KÜNYE

ÖMER KARA GAZETECİLİK İLETİŞİM GIDA İNŞAAT TURİZM SAN. TİC.LTD. ŞTİ adına

İMTİYAZ SAHİBİ

ÖMER KARA

 

SORUMLU YAZI İŞLERİ MÜDÜRÜ

ÖNDER ÇİFTCİ

 

EDİTÖRLER

NİHAT ERDOĞAN

MURAT GÜZEL

MUSTAFA EKMEKCİOĞLU

 

REKLAM VE HALKLA İLİŞKİLER

ESER ALDEMİR

GÜLFEM ALADAĞ

KADİR ERGÜN

FADİME FEYZA TUNÇ

 

HUKUK DANIŞMANLARI

AV. SİNAN ÖZKAN

AV. ABİDİN GÜRSOY

İLETİŞİM

Sultan Cem Caddesi 1. Form Apt. No:1/23
Selçuklu/KONYA

Tel: 0 332 321 87 70

Faks: 0 332 321 87 69

bilgi@konyapostasi.com.tr

ajans@konyapostasi.com.tr

muhasebe@konyapostasi.com.tr

haber@konyapostasi.com.tr

reklam@konyapostasi.com.tr

spor@konyapostasi.com.tr

Bize Ulaşın
Adınız

e-Posta

Konu

Mesaj

Güvenlik Kodu