İLK SIRADA CEP TELEFONLARI VE GSM ŞİRKETLERİ
Son 2 yıldır tüketicilerin birinci şikayet önceliğinin cep telefonu ve operatörlerden yana olduğunu kaydeden Mustafa Dinç, “Bugün yoksul insanların bile 2-3 tane cep telefonu var. Telefon çekmeyen köylerde bile yüksek bir bölgeye geçip cep telefonu kullanıyorlar. Dolayısıyla en çok gelen şikayet operatör tarafından faturalandırma ve fiyatlandırmadan geliyor.” dedi.
İKİNCİ SIRADA BANKALAR YER ALIYOR
Şikayet önceliğindeki ikinci sıranın bankalar ve kredi kartlarına ait olduğunu belirten Dinç, “Bankaya gidiyorsunuz, para gelmiş. Kendi hesabınızdan para çekmek için bile 20 lira istiyorlar. Eskiden sadece para gönderirken havale ücreti alıyorlardı. Bugün 100-200 lira gibi havale ücretleri istenmeye başladı. Kredi kartı aidatları oldukça yüksek rakamlara çıktı. Hesap işletim ücretleri var. Bankada hesabınız var, hiçbir harcama yapmıyorsunuz ama her ayın sonunda 5’er lira hesap işletim ücretleri alıyorlar. Anlamsız yere ödeme kalemleri türetiyorlar. Yakında ikram ettikleri çaydan bile ücret isteyecekler. Akşama kadar nerden tırtıklayabiliriz diye düşünüyorlar.” şeklinde konuştu.
ÇOĞU ZAMAN LANET OKUYUP ÇIKIYORUZ
Söz konusu sektörlerin tüketicilere saygısının kalmadığını ileri süren Dinç, “Bir esnafla alışveriş yaparken iki tarafın da faydası var. Siz ihtiyacınızı giderirsiniz, esnaf da oradan evine ekmek götürür. Banka ve GSM şirketleri vermedikleri hizmetin parasını alıyorlar. Böyle bir mantık olamaz. Yakında kapıdan girme ücreti, klima ücreti, kuyrukta bekleme ücreti, elektrik ücreti gibi anlamsız rakamlar yükleyebilirler. Tüketicilerin bunlara tepki göstermesi gerekir. Biz tepkisiz bir halkız. Çoğu zaman içimizden lanet okuyup çıkıyoruz. Oysaki tepkimizi sesli olarak ifade etmemiz gerekiyor.” diye konuştu.
YAŞLI KESİM ÇABUK KANIYOR
Üçüncü sırada ise kapıdan satışların yer aldığını ifade eden Tüketiciler Birliği Konya Şube Başkanı Mustafa Dinç, “Evlere geliyorlar. Çaydanlık, tencere satıyorlar. Marketteki 25 liralık çaydanlığı 400 liraya satıyorlar. Buradan gelen şikayetçi kesimin yüzde 80’i 70 yaşın üzerinde kırsal kesimde oturan insanlar. Bu satıcılar öncelikle bu tür insanları seçiyorlar. Senet imzalatıp evden ayrılıyorlar. Okuması yazması olmayan insanlar bilmeden imzalıyorlar. Buzdolabı, çamaşır makinası, televizyon çıktı diyorlar. Bunları almanız için diğer ürünleri de almanız gerekiyor diyorlar. Bir tanesini veriyorlar, ortadan kayboluyorlar.” dedi.
(KONYA POSTASI)