Selçuk, çıtayı yükseltti  
Selçuk Üniversitesi Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Kürşat Turgut ve Prof. Dr. Şefik Bilir, 2010-2011 eğitim-öğretim yılını gazetemize değerlendirirken üniversitenin son sekiz yılda büyük aşama kaydettiğini de belirttiler.  
   2011-06-28 09:55:24  

ETKİNLİKLERİMİZ ÖRNEK ALINIYOR

Selçuk Üniversitesi’nin sosyal etkinlikler bakımından son derece başarılı bir eğitim ve öğretim dönemini geride bıraktığını vurgulayan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Turgut “Etkinliklerimiz hem kaliteli hem de geniş katılımlı. Diğer üniversitelerde de örnek gösteriliyor” dedi. Üniversitede halen 86 öğrenci topluluğu olduğunu bildiren Prof. Dr. Turgut “2010-2011 eğitim-öğretim döneminde üniversitemizde 440 bilimsel, kültürel, fikri, sanatsal ve sportif faaliyet gerçekleştirilmiştir. Bu faaliyetlerden yaklaşık 350-360’ını öğrenci topluluklarımız icra ederken 80 kadarını da üniversitemiz düzenlemiştir. Biz uluslar arası ve Türkiye çapındaki organizasyonların üniversitemiz ve şehrimizde gerçekleştirilmesi için büyük gayret sarf ediyoruz. Sözgelimi Nisan ayında gerçekleştirilen Koçfest Spor Festivali dolayısıyla şehrimize 4 bin sporcu gelmiştir. Bu tür büyük organizasyonları devam ettirmek istiyoruz” dedi.

İLÇELERDEKİ ÖĞRENCİ TOPLULUKLARINA POZİTİF AYRIMCILIK

Öğrenci topluluklarını ilkini 2005’te kurduklarını belirten Prof. Dr. Turgut, “O dönemde diğer üniversitelerin bu alanda yaptığı çalışmaları da gözden geçirmiştik. Sözgelimi ODTÜ’de 60’a yakın öğrenci topluluğu vardı. Bizim bu rakamı yakalama şansımız yok gibi görünüyordu. Ama aradan geçen sürede bu konuda üniversitemizin ve öğrencilerimizin gösterdiği atılımla topluluk sayımız hep 60 rakamının üstünde kaldı. Öğrenci topluluğu kurabilmek için en az 20 öğrenci üyesinin olması lazım. Bir yılda dört organizasyon gerçekleştiremeyen öğrenci topluluğu üniversitemiz yönergeleri doğrultusunda kapatılıyor. Aynı alanda aynı hedefleri güden iki öğrenci topluluğu kurulmasına imkan vermiyoruz. Bu konuda başvuran öğrencilerimizi mevcut öğrenci topluluğuna yönlendiriyoruz. Böylelikle öğrencilerimizin kaynaşmasını sağlamak istiyoruz. İlçelerdeki Meslek Yüksekokullarından gelen öğrenci topluluğu taleplerine pozitif ayrımcılık uyguluyor, ilçelerde öğrenim gören öğrencilerimizi bu konuda teşvik ediyoruz. Üniversitemiz, bilimsel, kültürel, sportif ve sanatsal etkinliklerde şehrimizin öncü kurumlarından birine dönüştü’’ şeklinde konuştu.

DESTEK PERFORMANSA BAĞLI OLARAK ARTIYOR

Yönergeler doğrultusunda kurulan her öğrenci topluluğuna asgari 2 bin TL’lik bir destek sağladıklarını ifade eden Prof. Dr. Turgut “Desteklerimiz daha çok etkinliklere dönük olarak yoğunlaşıyor. Öğrenci topluluklarımız bir etkinlik düzenlediklerinde araç, yemekhane, misafirhane gibi üniversitemizin bütün imkanlarını kullanmalarına fırsat veriyoruz. Başarılı etkinlikler düzenleyen, ulusal ve uluslar arası düzeyde önemli başarılara imza atan topluluklarımıza verdiğimiz destek performansa dayalı olarak 4 bin TL’ye kadar yükselebiliyor. İlk başlarda birçok etkinliği rektörlük olarak biz düzenliyorduk. Sözgelimi Sunay Akın’ı ilkin biz davet etmiştik. Organizasyonu SÜ yapmıştı. Şimdilerde bu tür etkinliklerin tamamını öğrenci topluluklarımız yapıyor” bilgilerini verdi. En başarılı topluluklar arasında SÜHOT ve Münazara topluluğunun geldiğini vurgulayan Prof. Dr. Turgut “Geride bıraktığımız dönemde Münazara Topluluğu üniversiteler arası münazara yarışmasında 1’incilik, 2’incilik ve 3’üncülüğü üniversitemize kazandırdı. Bütün derecelere ambargo koydu. Bu sebeple önümüzdeki yıl bu topluluğa vereceğimiz destek artacak” dedi.

“İSTEDİKLERİ İŞE GİREBİLİYORLAR”

Avrupa Birliği’nin Bologna Kriterleri’ne göre öğrencilerin teorik ders yükü, uygulamalı ders yükü ve pratik yükünün yanı sıra ders çalışma sürelerinin de hesaba katıldığını ifade eden Prof. Dr. Kürşat, “Türkiye’de gerek teorik ders yükü, gerekse öğrencinin ders çalışma süresi çok fazla. Normalde bir öğrencinin bu iş yükünün 8 saati aşmaması gerekiyor. Geri kalan sürenin 8 saatinde uyuması ve8 saatinde de kendini geliştirecek fikri, kültürel ve sanatsal etkinliklere yönelmesi gerekiyor. Ancak öğrencinin iş yükü fazla olunca kültürel ve sanatsal etkinliklere de fırsat bulamıyor. Buna rağmen topluluklarımıza öğrencilerimizin rağbeti çok fazla. Bir ara Türkçe topluluğu 5 bin üyeye ulaşmıştı. SÜHOT, Temel Eğitime Destek vb. topluluklarımız da büyük ilgi görüyor. Bizim başarılı topluluklarımızı yürüten öğrencilerimizin derslerinde de son derece başarılı olduğunu görüyoruz. Bu tür öğrencilerimiz mezun olunca istedikleri işi istedikleri yerde bulabiliyorlar da. Çünkü topluluklardaki çalışmalar öğrencilerimizin özgüvenini, birikimini ve akademik başarısını artırıyor’’ sözlerini ekledi.

YENİ KÜLTÜR MERKEZİ ŞART OLDU

Mevcut Süleyman Demirel Kültür Merkezi’nin üniversitede artan etkinliklere yetmediğine işaret eden Prof. Dr. Turgut “Kampüs alanı içinde uygun bir arsa bulunursa yeni bir kültür merkezi inşa edebiliriz. Bu arada üniversiteye bir müze kazandırma yolundaki düşüncemiz bu yıl içinde hayata geçecek. İhale için hazırlıklarımızı tamamlıyoruz. Yeni eğitim ve öğretim yılı programımızda müze yapımı da var. Bağışçımız Aydın Dikmen’in koleksiyonu ile Arkeoloji Bölümü’müzün Kültür Bakanlığı tarafından el konarak yed-i emine emanet edilen arşivini müzenin hayata geçirilmesiyle tamamen envanterimize kazandırabilecek ve müzemizde sergileyebileceğiz’’ diye konuştu.

BİLİR: SELÇUK’TA ÇITAYI YÜKSELTTİK

Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şefik Bilir, Selçuk Üniversitesi’nin Bilimsel Araştırma Projeleri’ne’ ayırdığı devasa bütçeyle uluslararası yayında 2009 yılında 609 yayınla Türk üniversiteleri arasında 9’uncu sıraya yerleştiğini belirterek “Birinci sıradaki İstanbul Üniversitesi’nin uluslararası yayın miktarı 1300 küsur. 2010 yılında yaptığımız uluslar arası yayın miktarının da binin üzerinde olduğu YÖK rakamlarından anlaşılabiliyor. Önümüzdeki ay sıralamalar açıklanacak. Açıklanacak rakamlara göre daha da ön sıralara yükseleceğimizi düşünüyorum” dedi. Öğretim Üyesi başına düşen yayın miktarında 45. Sırada yer almalarının eleştirildiğini hatırlattığımız Prof. Dr. Bilir “Üniversitemiz bilimsel araştırma amacıyla kurulmuş küçük bir üniversite değil. Eğitim amaçlı bir üniversite. 75 bin öğrenciye sahip. Bu yapı içinde çalışkan ve araştırmacı akademisyenler kadar sadece eğitim ve öğretimle ilgilenen akademisyenlerin de yer alması normal. Bu kadar büyük bir yapının hantal olmasını beklersiniz, ama buna karşın Selçuk Üniversitesi son derece dinamik bir üniversite. Bu eleştiriyi yapanların gözden kaçırdığı nokta şu: Bir baksınlar yayın sayısında birinci olan İstanbul Üniversitesi niye akademisyen başına yayın sayısında 30 küsurlarda. Dediğim gibi, üniversitemiz bir araştırma üniversitesi olmamasına rağmen bilimsel araştırmalarda giderek yükselen bir dinamizm sergiliyor. Önemli olan da bu dinamizm” diye konuştu.

“30 YIL ÖNCE DÜŞÜNDÜKLERİMİ HAYATA GEÇİRDİM”

Selçuk Üniversitesi’nde akademisyenliğe başlayalı 30 yıl olduğunu kaydeden Prof. Dr. Şefik Bilir, “ODTÜ Makine Mühendisliği’nden mezun olup sonradan Mühendislik-Mimarlık Üniversitesi’ne dönüşecek akademide akademik hayatıma başladığım zaman binamız Cıvıloğlu’nda yurmurtacıların üstündeydi. Ben çevremde gördüğüm her işte fikrimi söylerim. Yanlışsa eleştirir, doğruysa desteklerim. Akademide yanlış işleri eleştirdiğimde verilen cevap hep aynıydı: Biz üniversite değil, akademiyiz. Peki derdim? Verdiğimiz diplomada ne yazıyor? Bu diploma ile ODTÜ’nün, Boğaziçi’nin, İTÜ’nün verdiği diplomalar arasında fark var mı? O zaman susmak zorunda kalırlardı. 30 yıl önce düşündüğüm, bir üniversite için gerekli her şeyi üniversitedeki yöneticiliğim döneminde hayata geçirmeye çalıştım. Çoğunu da gerçekleştirdik” dedi.

MEZUN OLMADAN ASİSTAN OLDULAR

Bu düşündükleri ve hayata geçirdikleri projeler arasında “part-time öğrencilik”, “asistan öğrencilik” gibi projeler olduğunu kaydeden Prof. Dr. Bilir, “En son asistan öğrencilik projemizi hayata geçirdik. 300 öğrencimiz hem okuyor, hem de okudukları bölümde akademik anlamda asistanlık yapıyor. Sınavlarda gözetmen oluyor, kendilerine verilen akademik görevleri yerine getiriyorlar. Böylelikle hem öğrencilikleri döneminde akademik hayatı daha yakından ve birebir gözlemleme, ona alışma imkanı buluyorlar, hem de bölüm hocaları onları test etmiş oluyor. Her fakülteye asistan öğrenci alımı için belirli kontenjanlar verdik. Başarılı öğrenciler arasından asistan öğrenciler seçiliyor. Bu seçim de ayrıca öğrencilerimiz arasında başarılı olmak için gerekli bir rekabete kendiliğinden yol açıyor” diye konuştu.

ÇITAYI YÜKSEĞE KOYDUK

Rektör yardımcısı olduğu 2003 yılında üniversitede sadece yandal yönergesi olduğunu, ama bunun uygulanmadığını belirten Prof. Dr. Bilir, “Şimdi ise hem çiftdal hem de yandal eğitimlerimiz uygulanıyor. Bu yıl 60’a yakın öğrencimiz çift diplomayla mezun oldu, 100 öğrencimiz de yandal programından mezun oldu. Yapmayı düşündüğümüz birçok şeyi hayata geçirdik, ama bu yapılması gerekenlerin tamamını yaptığımız anlamına gelmemeli. Sadece çıtayı epey yükselttiğimizi, bizden sonra göreve gelecek arkadaşlar için önemli bir yolu açtığımızı gösterir’’ sözlerini kullandı.

(KONYA POSTASI)
 
Bu Haber 321 Kez Okundu.  
   
 
 
 
  Yorumlar 0 Onay Bekleyenler 0  



600
   Karakter Kaldı.

Üye olmayan okurlarımızın yorumları "Misafir" kullanıcı adıyla yayınlanmaktadır.

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!

 
   
 
   
   


KÜNYE

ÖMER KARA GAZETECİLİK İLETİŞİM GIDA İNŞAAT TURİZM SAN. TİC.LTD. ŞTİ adına

İMTİYAZ SAHİBİ

ÖMER KARA

 

SORUMLU YAZI İŞLERİ MÜDÜRÜ

ÖNDER ÇİFTCİ

 

EDİTÖRLER

NİHAT ERDOĞAN

MURAT GÜZEL

MUSTAFA EKMEKCİOĞLU

 

REKLAM VE HALKLA İLİŞKİLER

ESER ALDEMİR

GÜLFEM ALADAĞ

KADİR ERGÜN

FADİME FEYZA TUNÇ

 

HUKUK DANIŞMANLARI

AV. SİNAN ÖZKAN

AV. ABİDİN GÜRSOY

İLETİŞİM

Sultan Cem Caddesi 1. Form Apt. No:1/23
Selçuklu/KONYA

Tel: 0 332 321 87 70

Faks: 0 332 321 87 69

bilgi@konyapostasi.com.tr

ajans@konyapostasi.com.tr

muhasebe@konyapostasi.com.tr

haber@konyapostasi.com.tr

reklam@konyapostasi.com.tr

spor@konyapostasi.com.tr

Bize Ulaşın
Adınız

e-Posta

Konu

Mesaj

Güvenlik Kodu