Mareşal İlköğretim Okulu’nun spor salonunda antrenman yaptıkları esnada ziyaret ettik, genç basketbolcuları. Bizlere kulübü ve yaptıklarını Antrenör Aydoğan Karakaya anlattı… Önemli işler yaptıklarının altını çizen Karadayı buna rağmen gösterilen daha da doğrusu gösterilmeyen ilgiden de bir hayli muzdarip…
“BİLMEK İÇİN OYNATMAMIZ LAZIM”
Gerçek anlamda bu sporu yapabilecek kapasitede oyuncuları bulmak adına 3 farklı kulüp olarak spor hayatlarına devam ettiklerini söylüyor Karakaya, “Şimdi bizim temel takımımız Alınterispor diğer iki takımımız Konevi Gençlik ve Konya İdmanyurdu… Miniklerde çok fazla çocuk oynadığı için kimin olup kimin olamayacağını bilemiyoruz. Oynatıyoruz hepsini, ondan sonra umut vaat edenleri Alınteri bünyesinde birleştiriyoruz.” Bunun gerekçesi ise şu, “Mesela bu yıl Alınterispor’da 2000 doğumlular var. Konevi Gençlik 2001 doğumlu, Konya İdmanyurdu’nda da 2002 doğumlular var. Bu oyuncularımız küçük kategorisini geçtiklerinde kabiliyetlerine bakarak aralarından seçtiklerimizle yolumuza devam ediyoruz. Biz bir jenerasyon aldığımız zaman; 100 küsur sporcuyu bünyemize katıyoruz. Bunların oynayacakları pozisyona gelene kadar sayıları 45-50 ye kadar düşecek. Daha sonra ki sene bu sayı 25 e düşüyor. Bu şekilde eleye eleye ideal sayıya düşürmeye çalışıyoruz. Oyuncuları bu yüzden saha da oynatmamız lazım, oynatmadığımı zaman çocukların hangisini gönderip gönderemeyeceğimizi bilemiyoruz. Bu nedenle de 3 ayrı kulüpte oyuncularımıza forma şansı veriyoruz.”
“AMACIMIZ YENMEK DEĞİL”
Yenen değil yenilmeyen bir kulüp olmaya çalıştıklarını belirten Karakaya, şampiyonluklar noktasında da bir hayli iddialı, “99’lulalrın liginde 2002’lileri oynatıyoruz. Amacımız yenmek değil zaten… Amaç; ilerde yenilmeyecek olan jenerasyonu yaratmak. Şimdi bu sene çocuklar yeniliyor daha ancak ilerleyen sezonlarda yenilmeyecekler. Bizim bu sezon 99 jenerasyonumuz yoktu. Onları atladık, 2000 vardı. 97 ile 99’u da atladık. Öyle olunca seneye kendi yaş gruplarında şampiyon olacak ve yenilmeyecekler, inşallah Allah da mani olmazsa… 98’lilerde küçüklerin sonunda oynayacak, onlarda herhangi bir şey olmazsa şampiyon olacak.”
“ÖNLERİNİ AÇMAK İÇİN GÖNDERİYORUZ”
Bu felsefe ile yetiştirdikleri birçok oyucudan iyi dönüşler aldıklarını belirten tecrübeli antrenör, şehir dışına da birçok oyuncu gönderdiklerini belirtiyor, “ “Yıldız ve genç takımlarımızı dağıttık… Nasıl dağıttık? Ankara’ya, İstanbul’a önemli takımlara gönderdik oyuncuları... Bir oyuncumuzda İTÜ’ye gidecek, İsmail Ünsal. Bir kaçı Turgut Özal Üniversitesi’ne gitti bu senede, Mert Vatansever ve Levent Orhan isimli oyuncularımızı da Ankara’da göreceğiz. Büyük oyuncularımızı dışarıya gönderiyoruz. Maalesef sporcuları elimizde tutma imkanımız yok. Neden gönderdiğimize gelirsek, sporculara burada hedef koyamıyoruz. Adamlar her sene şampiyon, yeniyor yeniyor… Sonu yok. Sporcumuzda basketbolcu olmak istiyor. Oynadığı topun karşılığını almak istiyor. Özel okulda okutuyorlar. Harşlık veriyorlar. İnsan içine çıkıyorlar. Şimdi İstanbul ve Ankara’da basket oynamakla, Konya’da oynamak maalesef bir değil. Konya’da vitrine çıkmıyorsun ki. Konya’da bu işi organize edecek büyük bir kulüp yok. İsmi büyük ama kendi küçücük kulüpler var. Beyinleri küçücük kulüpler var. Öyle olunca da bu çocukların önü açılmıyor, biz de onların önünü açmak için gönderiyoruz.”
“KONYA’DA OLURSA ÖLÜP GİDECEK”
A takımları olmamasının eksikliklerini yaşadıklarını belirtiyor sonra Karakaya ve Konya’da oynanan büyükler kategorisi maçlarına da bir gönderme yapıyor, “Bir yerden sonra biz bir Selçuk Üniversitesi gibi Belediye gibi olamıyoruz. Tutup da bir deplasmanlı lige çıkacak gücümüz yok. Maddi olarak buna yeterli değiliz. Öyle olduğu için çocukları dağıtmak zorunda kalıyoruz. Böyle bir gücümüz olsa niye dağıtalım. Arkamızda bize maddi olarak destek olacak kimse de yok. Biz de milyon dolarlık fikirler var ama milyon dolarlarımız yok. Anca fikir veriyoruz. Başka numaramız yok. A takımımız yok… Konya’da yapılan maçları diyorsanız onlar tamamen komedi. Büyükler liginde 40 yaşından küçükleri oynatmıyorlar. Yani hiç oynatılacak bir lig değil o aslında... Bizim oynayacağımız lig ise çocukların 18 yaşından sonra oynayacakları, A takımı seviyesinde bir lig olmalı. Bu dediğimiz de deplasmanlı lig, onun içinde para lazım… Oraya çıkamıyoruz. Çıkamayınca da çocukları dağıtıyoruz. Daha da iyi oluyor bence. Çünkü Konya’da olursa ölüp gidecek. İşte Konya’da duranları görüyorsunuz. “
“KONYA’NIN TEMEL İDARECİ SORUNUDUR”
Konya’da ki probleme de parmak basıyor Aydoğan hoca, “Bu sene genç takımımızı da lav ediyoruz. Bu senenin gençler kategorisinde yıldız takımı oynadı… Gençleri aldık yıldız da oynattık. Yıldız tamamlayan takımımız bizim birinci olanı bir defa yendi, bir defa yenildi. İkinci olana da bir defa yendi, bir defa yenildi. Genç takımı tutsaydık, dağıtmasaydık onda da bizi kimse yenemezdi. Ama ne olacak madalya mı takacaklar bize... Çocuklara aferin mi diyecekler? Ne diyecekler, hiçbir şey olmayacak... Biz ne yaptık çocukları dağıttık. Olabilecek yerlere gönderdik. İstekleri doğrultusunda böylesi daha iyi oldu çocuklara. Biz ünlenmedik ama çocuklar için iyi oldu. Şimdi bizim gönderdiğimiz çocukları burada oynatmayan zihniyet, 5 - 6 yıl sonra yirmi milyar verip oynatacak. Elinde işte bedava vardı, verdik sen niye oynatmadın. Sen niye 20 - 30 milyar lira verip transferler yaptın da oynatmadın. Bu oyunculara 500 lira versen, bunlarda 3 dakika oynayacaktı. Ki 95 doğumlu, 94 doğumlu, 93 doğumlu 20 milyar verdiğin adamda 3 dakika oynuyor. Değişen ne? Mesela Genç Banvitliler 95, 94, 93, 92 doğumlu, demek ki oluyor. Yani biz Amerika’yı yeniden keşfetmiyoruz. Zaten Amerika’yı keşfeden keşfetmiş. Ama adamlar bu işin başındakiler, idareciler her nedense anlamıyorlar. Kaç tane sporcu dışarıya gidiyor, sonra da parayla geri geliyor. Çeşitli liglerde oynayan Konya’lı çocuk çok var. Yıldızından, gencinden, A takımından, birinci liginden, ikinci liginden… Liglerde oynayan çok çocuk var. Bu çocukların elinde tutulması lazım… Kendi evladın bunlar. “Höd” dedin mi korkarlar oynarlar. Dışarıdan gelen adam burnundan kıl aldırmıyor ki. Seni tanımıyor ki, parasını aldığı biliyor. Yani dediğim gibi Konya’nın temel sorunu antrenör sorunu değil, sporcu değil, idareci sorunudur. Konya’da idareci yok. Önce idareci olacak… Onun için vazgeçtik biz bunun kavgasını yapmaktan. Biz çocukları belli bir yaşa gelince, mesela önümüzde ki sene 98liler küçüklerde oynayacak daha üç tanesinin teklifini aldık. Bundan sonra elbise diker gibi çocuk yetiştirip dışarıya göndereceğiz. Yani Konya’da oynasa ne olacak. Gönderelim gitsin. İlerde iyi basketçi olursa bizim Konyalılarda parayı basıp onu alır.”
(KONYA POSTASI)