“Tarım ve hayvancılıkta iç üretimi artırıp, ithalatı önleyeceğiz. Türkiye tarımda yeniden kendine yeter bir ülke olacak” diyen Kaya, “Bunun için sulama yatırımları yapacağız. On yıl boyunca, yılda 4 milyon dönüm alana su getireceğiz. Böylece verim, üretim ve bereket artacak. Yüksek verimli ve kaliteli tohumluk ve damızlık hayvan üretip çiftçimize dağıtacağız. Üreticimizi tohumda İsrail’e, canlı hayvanda Bulgaristan, Şili, Avustralya gibi ülkelere muhtaç olmaktan kurtaracağız. Ziraat mühendisi, veteriner hekim ve diğer teknik elemanların çiftçimizle omuz omuza çalışmasını sağlayacağız” dedi.
“Teknoloji ve bilgiyi, tarla ve ahırla buluşturacağız” diyen Kaya, “Tarımsal üretimde kullanılan tohum, gübre, mazot, tarım ilacı gibi girdilerin yüksek maliyetlerini aşağı çekeceğiz. Mazotu 1,5 liradan üreticimize vereceğiz. Diğer girdilerdeki vergi yükünü hafifletip çiftçimizi rahatlatacağız. Çiftçimizi insafsızca vergilendiren bu düzen yerine, üreticimizi güçlü bir şekilde destekleyen yeni bir düzen kuracağız. Çiftçi, hak ettiği bütçe desteğine CHP iktidarında kavuşacak. Suyumuza, toprağımıza, ormanımıza rant uğruna göz dikenlerin heveslerini kursaklarında bırakacağız. Dede yadigârı doğal kaynaklarımız, tarımsal üretimde kullanılacak ve yeni nesillere kirletilmeden, tahrip edilmeden devredilecek.
Aracı – tefecinin çiftçiyi soymasına son vereceğiz. Tarım piyasalarını, çiftçinin ürününün hak ettiği bedeli bulması esasına göre yeniden düzenleyeceğiz. Çiftçinin ürün ve prim bedelleri ekim öncesi açıklanacak, ödemeler zamanında yapılacak. Çiftçinin alacağını geciktiren, buna karşın borcuna insafsız vergiler yükleyen düzen değişecek. Faiz çiftçinin korkulu rüyası olmaktan çıkarılacak” dedi.
Kaya açıklamasında şunları dile getirdi.
“CHP iktidarında, borcunu ödeyemediği için icralık olan, hapse giren çiftçi olmayacak. Ürünü elinde kalmayan, alın terinin değerini alan çiftçinin refahı artacak, hayatı güzelleşecek. Doğal afetlere karşı çiftçimizi korumasız bırakmayacağız. Don, dolu, kuraklık, sel, fırtına, yangın gibi nedenlerden ürününü kaybeden köylümüzün, çiftçimizin yanında olacağız, yaralarını saracağız. Üreticilerimizin bir araya gelerek güçlerini birleştirmelerini sağlayacağız. Doğru ve dürüst çalışacak demokratik kooperatifler, üreticinin ürününü alacak, işleyecek ve aracısız biçimde tüketiciye ulaştıracaklar. Türkiye’nin su ürünleri potansiyeli değerlendirilecek. Balıkçılık yanında su ürünleri üretimini de teşvik edeceğiz. Balığın Türkiye’nin her yerinde pazarlama kanallarını kuracak, su ürünleri tüketimini artıracağız. Ormanların içinde veya bitişiğinde yerleşmiş olan orman köylülerinin yanında olacağız. Bölgesel Entegre Kırsal Kalkınma ve Ormancılık Projeleri ile onları destekleyeceğiz. Orman alanlarının korunması ve işletilmesi orman köylüsüne ve kooperatiflerine bırakılacaktır. 2-B arazilerinde tarım yapan köylüye öncelik verilecek; tarıma açık 2-B alanları, üretim planlaması koşullarına uymaları kaydıyla üzerinde tarım yapan orman köylüsüne, uzun süreli ve bedelsiz olarak tahsis edilecektir. Orman tahdit ve kadastro işlemleri en kısa sürede tamamlanacak, kadastro yanlışları düzeltilerek, orman vasfını yitirmiş olan toprakların orada oturmakta olan çiftçinin kullanımına açılması sağlanacaktır. Türkiye’de hayvancılığın çöküşüne dur diyeceğiz. Üretimi öldüren ithalat politikaları son bulacak. Süt hayvancılığı ve besicilik yapanlar desteklenecek. Hayvan sayımız artırılacak.”
(KONYA POSTASI)