İNSAN İNANMAZSA AKLINA YATMAZ
Konya ve Eğitim Araştırma Hastanesi Başhekimliği’nin organize ettiği ve Konya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen programa Hastane Başhekimi Prof. Dr. Dursun Odabaş’ın yanı sıra, hemşireler ve hastane çalışanları katıldı. İlk olarak iletişimde duygunun önemine dikkat çeken Uğur Ataseven şunları söyledi “İnsanların iletişime yansıyan üç yönü vardır. Bunlar duygu, inanç ve mantıktır. Bir şeyde duygu yoksa ona inanılmaz. İnsan inanmazsa aklına yatmaz. Hiç unutmadığımız anlar duygusal yoğunluğu çok olan anlardır. En çok hatırladığımız şeyler yoğun duygu durumunda yaşadıklarımızdır. Onun içindir ki duygu, damardan girmektir. İletişim, damardan girmektir. Bir söz ne kadar duygu yüklüyse o kadar etkilidir. Örneğin bir eğitimci duyguları ne kadar iyi kullanabilir ve ne kadar iyi yönetebilirse o kadar etkili öğretebilir. Bir tiyatrocu ve oyuncunun kalitesini gösteren şey de duyguları en etkili şekilde yansıtabilme gücüdür. Hayat, bir servis sanatıdır, sunumdur. Kendimizi, bizi biz yapan her şeyi sunmaktır, duygumuzu sunmaktır. Duygu, bu servisin süsüdür. Küçük bir lezzet farkı büyük bir mutluluktur. “ dedi.
KONUŞMAK DEĞİL PAYLAŞMAK ÖNEMLİDİR
“Önemli olan konuştuğumuz dil değil paylaştığımız duygudur.” Sözleri ile duygusal paylaşıma dikkat çeken Ataseven sözlerini şöyle sürdürdü. “ İletişim aslında "fark etmektir" Hepimiz önce anlaşılmayı, fark edilmeyi bekliyoruz. Olması gereken önce anlamaya çalışmak. Emerson, "anlaşılmak bir lükstür" der. Anlamaya çalışmak değer vermektir. Önce değer ver. Bu empati (duygudaşlık) kurabilmenin olmazsa olmaz adımıdır. İletişim kurabilmek demek bütün dilleri konuşabilmek demektir. İnsanlar ırk ırk olsa da duygular ortaktır. İnsanlar renk renk olsa da gözyaşı tek renktir. İnsanlar şekil şekil olsa da tebessüm her yüze giden en güzel imajdır. Diller farklı farklı olsa da kahkaha ve gözyaşı her yerde aynı anlama gelir. Onun içindir ki iletişim kurulamayacak insan yoktur. İletişim, sizinle karşınızdakinin "kesişim kümesi" dir. Kahve ile süt birleşince çok farklı bir tat çıkıyor ortaya. Başkalarını anlamak için önce kendimize izin vermemiz gerekiyor. Söylenilenler karşısında ilk tepkimiz o kişiyi hiçbir önyargı olmadan anlamak yerine hemen yargılamak ve yanlışını bulmak oluyor. Duygularını ifade edince karşımızdaki hemen "aptalca, manyakça, hoş değil" diyoruz. Anlamak için kendimize izin vermiyoruz. İnsan, başkalarına hayatı tahammül edilebilir hale getirendir. İnsan, diğerlerine dünyayı ve yaşamı kolaylaştıran kimsedir.” Şeklinde konuştu.
(KONYA POSTASI)