SPORCUYDU, HOCA OLDU
Konya’nın güzide spor kulüplerinden olan Konyagücü’nü takımın antrenörü Cem Cemil Can Madenci’den dinliyoruz kulübü ve Konya basketboluna dair düşündüklerini… İlk olarak kulübü tarihinden ve kendisinin kulüple tanışmasını anlatıyor genç hoca, “Konya Gücü Spor Kulübü 2001 yılında kuruldu ve o günden bu yana Konya Basketbolu için bir uğraş içerisinde. Ben kulüp kurulduğunda, burada basketbolcuydum. Daha sonrasında yaşadığım bir sakatlık sonucu aktif basketbolu bırakmak zorunda kaldım. 2005 yılında da gerekli antrenörlük seminerlerine giderek kulübüm antrenörü oldum diyebilirim. O zamandan beri gururla ve onurla kulüpte çalışıyorum.” diyor.
“GİDEREK SAYIMIZ ARTIYOR…”
Kulüpten konuşmaya devam ediyoruz Cem Cemil Can Hoca ile… Kulübün aktif sporcularının sayılarını aktarıyor bizlere, “Yaklaşık 17 yaşından 8 yaşına kadar sporcularımız var. 100 -150 kadar sporcuyla çalışıyoruz. Bekli daha da fazla... Gün geçtikçe daha da artıyor. Her hafta yeni sporcular takımımıza katılıyor. Hemen hemen tüm yaş gruplarında tam sporcumuz var diyebilirim. Çocuklarımıza doğru basketbolu doğru basketbolcu olmanın öncesinde de doğru insan olmayı öğretmeye çalışıyoruz.”
“BİR SENE SONRASINA YATIRIM YAPIYORUZ”
Kulüp olarak geleceğe de yatırım yapmaya özen gösterdiklerini belirten genç antrenör bu sebeple bu sezonki takımlarını yaşı küçük oyunculardan kurduklarını ifade etti, “Şimdi biz bu seneki kadrolarımıza gençlerimize genç ve yıldız liginde bir yaş küçüklerle oynadık. Amacımız gelecek seneye yatırım yapmaktı. Bu yatırımların da karşılığını da alacağımızı ümit ediyorum. Sezonu 3. bitirdi genç takımımız ancak önümüzde ki takımların ikisinde de 95 doğumlular ağarlıktaydı. Seneye biz aynı kadroyla oynayacağız. Hemen hemen aynı kadro olacak bir iki değişiklik dışında. Genç liginde de aynı olacak minik liginde de aynı şekilde olacak. Tüm amacımız bir sene sonrasına yatırım yapmak ve çocuklarımızı daha iyi yerlere getirmek.”
“UZUN OYUNCU BULMAK ZOR”
Bu sözlerinin ardından Konya Basketbolunu konuşmaya başlıyoruz Cem Cemil Can Hoca ile… Konya basketbolunun en büyük problemin uzun oyuncu bulmak olduğunu ifade eden Konya Gücü antrenörü, bu durumu aşmak için ise hiçte iyi olmayan bir çözüm yolunun kullanıldığını ifade ediyor, “Şimdi dışarıda ki basketbol ile uçurum olduğu bir gerçek, ben de bu konu da pek tecrübeli değilim aslında daha yeniyim diyebilirim yaş olarak... Konya da basket olarak baktığımızda pek uzun boylu çocuk çıkmıyor. Konya da bir potansiyel var ancak uç uzunlar çıktığını düşünmüyorum. Böyle 2.05, 2.10 çocuklar çıkmıyor. Çok nadir, 5 senede 10 senede bir ancak çıkıyor. Tabi bu Anadolu’nun genel yapısında bu var. Tabi bu böyle olunca, boyu bir 90’ı bulan çocukları uzun pozisyonuna atıyorlar. O boyu bulsun hemen pota altı oyuncusu. Tabi boyu o kadar olup da pota altı oynadığı zaman oyun görüşü o kadar gelişmiyor. Tabi basketbolcu olamıyor doğal olarak, çünkü 1.90 uzun oynayamaz. Ya oyun kurucu olacak yada forvet olacak. Ben kendi adıma söyleyeyim. Bunun Konya da birkaç örneği var. Ben oyuncularımı öyle yetiştirmiyorum. Uzun olan çocuklarımı 2 numara 3 numara bir numara olarak oynatıyorum. Örnek verecek olursam: 96 doğumlu Ali Koşar kendi yaş grubunda Konya’nın en uzun oyuncusu şuan da ama biz onu 3 numara 2 numara hatta oyun kurucu bile oynattık. Öyle oynatmayı da ben doğru buluyorum açıkçası. Bir 90 boyunda olan bir oyuncuyu pota altı oyuncusu gibi bakılıyor. Ribaunt alsın, pota altında dursun isteniyor. Çünkü Konya’da o yaş grubundan daha uzun boylu olmuyor. Yani mesela kulüpler 1.90’ı bulduğunda mecbur uzun oynatıyor. Oyuncu 1.90’dan sonra uzar ise oynamasında haliyle bir sakınca yok ancak uzamayabileceğini de düşünmemiz gerekiyor.”
“NEREDE OYNAYACAĞIM?”
Konya’da basketbol potansiyelinin sanılandan fazla olduğunu da ifade eden Cem Cemil Can hoca buna rağmen belli zorluklarında kendilerini etkilediğini altını çiziyor, “Konya da basketbola yatkınlığın düşünülenden fazla olduğunu düşünüyorum. Eğer fırsat verilirse biraz desteklenirse çok iyi yerlere geleceğini düşünüyorum. Ama ne yazık ki imkanlar kısıtlı. Yani biz bir yere kadar mücadele edebiliyoruz alt yapı antrenörü olarak. Yani çocuğu alıyoruz minik takımda oynatıyoruz. Onunla gülüyoruz, onunla ağlıyoruz. Sabah altılarda da antrenmanlar yapıyoruz, akşam 11’lerde de antrenmanlar yapıyoruz. Ama bu çocuk belli bir yaşa geldikten sonra üniversite sınavı ve basketbol yan yana geldikten sonra ne kadar iyi basketbolcu olursa olsun sınavı tercih ediyor. Tabi bu basketbolu geriye düşürüyor. Benim bu özgür düşüncem. Sponsorluk olabilir, yardım olabilir. Çocuklara bir okul bursu olabilir. Çocukları kaybetmememiz için bir garanti gerekiyor. Mevcut durumda sporcularımıza gelecek hakkında bir güvence veremiyoruz. Çünkü adam geliyor 17 yaşına “Gel oğlum basketbolcu ol.” Diyoruz, “Ağabey Konya’da nerde oynayacağım” diyor, haklı da...”
“SEÇİM YAPMAK ZORUNDA KALIYORLAR”
İmkansızlıklar nedeniyle sporcuların mecburen seçim yapmak zorunda kaldıklarını belirten geç hoca bu noktada da ailelerinde baskılarıyla sporcuların okulu seçtiklerini ifade ediyor, “Biz Konya gücü spor kulübü olarak yaptığımız işi en iyi şekilde yapmak için elimizden geleni yapıyoruz. Tek isteğimiz sadece biraz daha destek verilmesi... Yani sponsorluk olsun en azından çocuklarımızı bir üst kademeye taşımak istiyoruz. Bölgesel liglere, ikinci liglere, birinci liglere çocuklarımızı taşımak istiyoruz. Tabi oradan sonra maddiyat olayı işin içine giriyor. Çocuk 17 yaşına geldi mesela, herkeste böyle sadece bizde değil, çocuk okulu seçip gidiyor. Yani tamamen basketboldan kopuyor çocuğun önüne bir hedef koyamıyoruz. Şimdi şöyle düşünün yani çocuk 18 yaşına gelmiş artık alt yapısı bitmiş oynayamıyor. Alt yapıda ne yapacak bu çocuk, mecbur A takımında oynaması gerekiyor. Alt yapısında yetiştiği Konya Gücü spor kulübünün 3 lig, bir 2 lig takımında oynamak istemez mi? Yani hayatını orada basketbolcu olarak devam ettirmek ister ama olmuyor.”
“KONYA BUNU BAŞARABİLİR”
Konya’nın mevcut potansiyelinin basketbolda marka olmaya yeterli olduğunu ancak sporcuları başka takımlara göndererek bunun olmayacağını ifade eden Cem Cemil Can hoca şu şekilde konuştu, “Benim oyuncularımı çok takım istedi ancak ben salmıyorum Konya’nın bir marka olması için… Onlar ne biliyim yani bir Efes’e, Fenerbahçe’ye, Galatasaray’a, Beşiktaş’a göndererek bir marka olabileceğimizi düşünmüyorum. Bu çocukları kendi bünyemiz altında sporcu yapabilmemiz lazım. Yani neden Konya Gücü’nde imkan olmasında Efes Pilsen’e gitsin, çocuk neden kendi evinde kendi şehrinde yaşamasın. Niye burada olmasın yani burada büyük bir potansiyel var. İstese Konya halkımız bunu başarabilir. Verilecek sponsorluklar kulüplere yetecektir.”
“SPONSORLUKTAN HABERLERİ Mİ YOK ACABA?”
Mevcut yasal sistemde sponsorlukların şirketler adına önemli bir avantaj olduğunu da ifade eden Madenci, sporcuları olmasına rağmen maddi yetersizlik nedeniyle A takımlarını diğer birçok kulüp gibi oluşturamadıklarını ifade ediyor, “Bizim şu anda A takımımız yok ancak oyuncularımız var. Bana deseler ki bölgesel lige katıl, elimde o ligde oynayacak sporcularım var. Ama dediğim gibi sponsor olunması lazım, sponsorluk şart… Bu çocuklar illaki maaş almalılar. Sponsorluk yasası var, büyük şirketler sponsor olduklarında vergiden yüzde yüz düşüyor. Bunun yerine burada reklamını yapmış oluyorsun. Mantık olarak daha faydalı oluyor. Herhalde büyük şirketlerin bundan haberi yok. Spor yasasını bilmiyorlar diye düşünüyorum, bilseler çok büyük bir avantaj.. Hem vergiden düşecek hem de reklamın yapılmış olacak. Konya’mız istese bizi ve birçok kulübü ihya eder.”
(KONYA POSTASI)